Öneriler

ABD Yüksek Mahkemesi ve Yeni “Mahkeme Paketleme” Girişimi

Bir mahkemedeki hakimlerin çoğunluğu sizinle karşıt görüşte ise ve sizin çıkardığınız kanunların geçerliliğine dair karar verecekse ne yaparsınız? Mahkemeye sizinle aynı görüşte birkaç yargıç atamak kulağa hoş gelebilir. İşte ABD Başkan’ı Joe Biden da tam olarak bunu denemek istiyor.

Yazılımda Esinlenmeye Özgürlük

ABD Yüksek Mahkemesi Google ve Oracle arasında 10 yılı aşkın süredir devam eden ve teknoloji dünyasının yakından takip ettiği telif hakkı davasında Google’ı haklı buldu. Karara göre, Google tarafından, Android’i oluşturmak için, Oracle’ın “Java uygulama programlama arayüzünden” (API) 12 bin satırlık kodun kopyalanması adil kullanım kapsamında ve yasal.

O Son Tweet’i Atmasa Mıydın?

Twitter, YouTube, Instagram, WhatsApp ve Facebook; yani sosyal medyanın beş dev şirketinin tamamı Türkiye’de temsilci atama zorunluluğunu kabul etti. Deyim yerindeyse mecralar, bir Türkiye adresi edinmiş oldu. 

ABD Yüksek Mahkemesi ve Yeni “Mahkeme Paketleme” Girişimi

Date

Bir mahkemedeki hakimlerin çoğunluğu sizinle karşıt görüşte ise ve sizin çıkardığınız kanunların geçerliliğine dair karar verecekse ne yaparsınız? Mahkemeye sizinle aynı görüşte birkaç yargıç atamak kulağa hoş gelebilir. İşte ABD Başkan’ı Joe Biden da tam olarak bunu denemek istiyor.

ABD Yüksek mahkemesi şu anda dokuz üyeden oluşuyor. Geçtiğimiz günlerde Biden’ın ekibi Mahkeme’nin yargıç sayısını 13’e çıkarmayı hedefleyen iki partinin de üyelerini içeren bir komisyon kurulmasını teklif etti. Demokratlar’ın Kongre’deki lideri Nancy Pelosi’ye göre mahkemenin üye sayısını arttırma planını Kongre’nin gündemine getirmek şu an için söz konusu bile değil. Cumhuriyetçi vekiller ise planı bir “mahkeme paketleme” stratejisi olduğunu ve anayasaya aykırı olduğunu belirterek şiddetle eleştiriyor.

Mahkeme’deki muhafazakar çoğunluk
Bağımsızlıklarını koruyabilmeleri için Yüksek Mahkeme’ye atanan yargıçlar ömür boyu görev almak üzere atanıyorlar. Bu sebeple genç bir yargıç atayan ABD Başkan’ı yüksek mahkemedeki çoğunluğu çok daha uzun bir süre elinde tutmuş oluyor. İşte Amerika’daki liberal demokratları düşündüren husus da bu. Zira görev süresi boyunca eski ABD Başkan’ı Donald Trump Yüksek Mahkeme’ye tam üç genç yargıç atadı. Selefi Barack Obama ise yalnızca iki yargıç atayabilmişti. İşte bu sebeple, Yüksek Mahkeme’nin güncel dokuz üyesinin altısı muhafazakar tandanslı ve bu yapının yakın zamanda değişmesi muhtemel değil. 

ABD'de Yüksek Mahkeme'de mevcut durum 
ABD’de Yüksek Mahkeme’de mevcut durum

Her ne kadar yargıçlar politik görüşlerine göre değil, uygulanmakta olan hukuka ve anayasaya göre karar veriyor olsalar da Yüksek Mahkeme’deki baskın siyasi görüşle beraber kararlar da değişebiliyor. Siyasi görüş ve kararlar arasında bir nedensellik bağı olmasa da korelasyon olduğu konusunda herkes hemfikir. Cinsel yönelime dayalı ayrımcılık, kürtaj ve devlet tarafından sağlanacak sosyal yardım konuları siyasi görüşe göre en çok etkilenen konular arasında. Mahkeme’nin görüşü kanun ve emirlerin iptalini getirebiliyor. Dolayısıyla ABD Başkanı için çoğunluk görüşünü etkileyebilmek çok önemli.


Mahkeme Paketleme Planı
Benzer görüşte yargıçlar atayabilmek için mahkeme üye sayısını artırmaya çalışmak Amerika’da “mahkeme paketleme” olarak ve başkan Roosevelt ile anılan bir girişim. 1929 krizini atlatmak için hazırladığı yardım ve ekonomik reform programı Yüksek Mahkeme tarafından iptal edilince Franklin D. Roosevelt de mahkemenin üye sayısını 15’e çıkarmak istiyor; hatta bazı hakimlerin de yaş haddinden emekli edilmesi gerektiğini savunuyordu. 

Her ne kadar Roosevelt’in mahkeme paketleme planı Kongre tarafından onaylanmadığı için yürürlüğe giremese de, planın kendisinin Yüksek Mahkeme’deki üyeleri tedirgin ettiği ve Roosevelt’in istediği kararları almaya yönelttiği iddia ediliyor. Zira mahkeme paketleme planından önce benzer kanunları iptal eden Mahkeme, paketleme planından sonra (1 oy fark ile) fikrini değiştiriyor ve aynı veya benzer kanunları anayasaya uygun bulmaya başlıyor.

Paketlemek mi Paketi Açmak mı?
Birleşik Devletler anayasasının temel taşlarından biri güçler ayrılığı ilkesi ve iki meclis (Kongre ve Senato), başkanlık ve Yüksek Mahkeme’nin yetki aşımına karşı birbirlerini sürekli kontrol ediyor olması. 51 No’lu Federalist Yazılar (Federalist Papers) bu denge ve fren mekanizmasının önemini şu sözlerle açıklıyor: 

Bu tür [denge ve fren] mekanizmalarının hükümetin suistimallerini kontrol etmek için gerekli olması insan doğasının bir yansımasıdır. (…) İnsanlar melek olsaydı, hiçbir hükümete gerek olmazdı. İnsanları melekler yönetseydi, hükümet üzerinde ne dış ne de iç denetim gerekli olurdu. İnsanlar tarafından yönetilecek bir hükümeti çerçevelendirirken, en büyük zorluk şudur: Önce hükümetin yönetilenleri kontrol etmesini sağlamalısınız; ve sonra onu kendisini kontrol etmeye mecbur etmelisiniz. İşte mahkeme paketleme planları bu denge ve fren mekanizmalarını ortadan kaldırmayı hedefliyor gibi göründüğünden genellikle vekillerden ve kamuoyundan destek almıyor. 

Kongre’nin adli yargı komitesinin başkanı Jerry Nadler’e göre ise üye sayısını artırmak “bir mahkeme paketleme değil, paketin içindekileri açığa çıkarma.” Nadler Cumhuriyetçiler’in son yıllardaki atamalarıyla Mahkeme’nin bağımsızlığını kaybettiğini ve ancak yeni atamalar ile bağımsızlığına tekrar kavuşabileceğini belirtiyor. Komisyonun çalışmalarının kamuoyu ve Kongre tarafından nasıl karşılanacağı ise merak konusu. 

İllüstrasyon: Ceren Karaca
İllüstrasyon: Ceren Karaca