ÖNERİLER

Aşıda fikri mülkiyet çıkmazı

Küresel ölçekte yıkıcı etkileri bir türlü hafiflemeyen Covid-19 salgınında yeni gündem, aşılarda patent haklarının kaldırılması konusu. 2021’in başlamasıyla aşılama da yaygınlaşmaya başladı.

Otomotiv Sektöründe Çip Krizi

Otomobil üreticileri salgın nedeniyle bir süre üretime ara vermek durumunda kalmıştı. Bu süreçte çip alımını da durduran otomobil üreticileri otomobillere artan talep nedeniyle tekrar üretime başlayacakları zaman çip üreticileri, daha çok para ödeyen akıllı telefon, bilgisayar ve oyun konsolu üreticilerine çipleri sattığı için otomobil üreticileri çip sırasının sonuna düştüler. 

LG’den Pil Yatırım Planı

Güney Kore merkezli teknoloji devi LG’nin alt şirketlerinden olan LG Energy Solutions, önümüzdeki dört yıl içinde ABD’deki elektrikli araç pili üretimi sektörüne 4,5 milyar...

Apple’ın Otomobil Projesinde Ortak Arayışı

Hyundai ve Kia ile Apple arasındaki otomobil görüşmelerinin sekteye uğradığı ortaya çıktı. Hatta görüşmelerin aksadığına dair haberlerin çıkmasıyla Hyundai’nin hisselerinde yaklaşık %6, Kia’nın hisselerinde ise yaklaşık %15 oranında düşüş yaşandı.

Su sorununa basit ama etkili bir çözüm: Yağmur suyu hasadı

Türkiye’nin en güncel çevre sorunlarından biri susuzluk. Bireysel olarak evlerimizde su tasarrufu yapmamızı sağlayabilecek oldukça basit yöntemlerden biri ise yağmur suyu hasadı. 2018’de yapılan çalışmaya göre Türkiye’de bahçeli bir evin çatısından toplanan yağmur suyu, o evin yıllık ortalama su ihtiyacının yaklaşık %50’sini karşılayabiliyor.

Katı Hal Pilleri ve Elektrikli Araçların Geleceği

QuantumSpace, yaklaşık on yıllık yoğun bir operasyon sürecinin ardından sessizliğini bozdu ve elektrikli araçların daha verimli, uzun ömürlü, güçlü ve güvenli olmasını sağlayacak katı hal pili teknolojisini duyurdu.

Salgın gölgesinde sinema sektörü

2020 ile vedalaşmaya hazırlanırken pandemenin sektörler üzerinde yarattığı yoğun baskı, ekonomiyle sanatın kesiştiği sinema sektörüne de ağır bir fatura çıkarttı. Bu yıl küresel sinema endüstrisinde 2019 ile karşılaştırıldığında %70 civarında bir gelir kaybı yaşanması bekleniyor…

Aşıda fikri mülkiyet çıkmazı

Date

Küresel ölçekte yıkıcı etkileri bir türlü hafiflemeyen Covid-19 salgınında yeni gündem, aşılarda patent haklarının kaldırılması konusu. 2021’in başlamasıyla aşılama da yaygınlaşmaya başladı. Ancak maddi açıdan güçlü olan ve aşı üreticisi şirketlere ev sahipliği yapan ülkelerde aşı bolluğu yaşanırken pek çok ülkede ciddi bir aşı kıtlığı söz konusu. Bu sorunun önüne geçilmesi için uzun süredir aşı teknolojileri üzerindeki patent haklarının kaldırılması çağrısında bulunuluyordu. Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Joe Biden’ın bu çağrıya destek vermesiyle patent tartışması salgının yeni gündemi haline geldi.

Nedir?
Fikri mülkiyet hakları, icatlar ve tasarımlar gibi yaratım ürünlerinin patent, telif hakları ve ticari markalar aracılığı ile korunmasına ve hak sahiplerinin finansal fayda elde etmesine hizmet eder. Covid-19 aşıları da şüphesiz son yılların en önemli icatlarından ve bu aşıların geliştirilme teknolojileri ve üretim hakkı da aşıları bulan şirketlerin fikri mülkiyet hakları ile koruma altında. Bu korumanın aşı üreticisi şirketlere sağladığı finansal faydaya bir örnek vermek gerekirse; Pfizer, bu yılın sonuna kadar yapacakları Covid-19 aşı satışlarından sağlanacak gelirin en az 26 milyar dolara ulaşacağını ve artan küresel talebin bu geliri daha da artırabileceğini açıkladı.

Aşılardaki patent haklarının sakıncası
Dünyada aşılama yaklaşık altı aydır sürüyor. ABD, Birleşik Krallık ve İsrail gibi bazı ülkeler, nüfuslarının yaklaşık yarısına en az bir doz aşı yapıp nüfuslarının tümüne yetecek kadar dozu depolayabilirken; başta Afrika ülkeleri olmak üzere pek çok ülke bu tablodan çok uzak. Bu aşı adaletsizliği sorunundan fikri mülkiyet haklarını sorumlu tutan Hindistan ve Güney Afrika, uzun süredir aşılardaki patent haklarının kaldırılması çağrısında bulunuyordu. Ancak yakın zamana kadar bu çağrılar sektörün “asıl rol sahibi” aktörleri tarafından yanıtsız bırakılıyordu.

Kaynak: Our World in Data

Ne Oldu?
Patent haklarının kaldırılmasını talep eden 100’ü aşkın ülkenin ve ABD’deki demokrat siyasetçilerin artan baskısı neticesinde Biden, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada aşılardaki fikri mülkiyet haklarından feragat edilmesi gerektiğini ifade etti. Daha önce ABD yönetimi bu çağrılara olumlu bir yanıt vermiyordu. Ancak bu son açıklamayla Vaşington, bu konudaki politikasını değiştirmiş oldu. ABD Ticaret Temsilcisi Katherine Tai, olağanüstü zamanların olağanüstü tedbirler gerektirdiğini ifade ederek patentlerin kaldırılması konusunda Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ile müzakerelere başlanacağını, ancak bu müzakerelerin zaman alabileceğini açıkladı. Dünya Ticaret Örgütü 164 üye ülkeden oluşuyor ve aşıdaki patentlerin kaldırılması konusunda kararın oy birliği ile alınması gerekiyor. Bu nedenle sürecin ne şekilde ilerleyeceği merak konusu. Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (WHO) başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus Biden’ın açıklamasını salgınla savaşta çok önemli bir adım olarak nitelerken Biden’ın açıklaması sonrasında aşı üreticisi şirketlerden Pfizer, Moderna ve Novavax’ın hisselerinde düşüş gözlendi.

Aşı üreticisi şirketlerin tepkisi
Aşı üreticisi şirketler patent haklarının kaldırılması çağrılarının yaşanan sorunlara çözüm getiremeyeceği düşüncesinde. Bu şirketlere göre yaşanan kıtlığın temel sebebi patent hakları değil, aksine patent haklarının kaldırılması halinde yoksun kalınacak finansal faydalar inovasyonun önünü kesebilir ve böylesine hayati icatların ortaya çıkmasına engel olabilir. Ayrıca patent muafiyetine karşı çıkan bu şirketler, ülkelerin kapasite olarak aşı üretim yeterliliğine ve gereken ham maddelere sahip olmadıktan sonra tek başına patentin kaldırılmasının üretimi arttıramayacağını ifade ediyorlar. Ayrıca bu senaryoda üretilecek olan aşıların güvenliğine ilişkin tereddütler yaşanabileceğini de ekliyorlar. Son olarak patentlerin kaldırılmaması gerektiğini savunanlar, üretici şirketlerin halihazırda 200’ü aşkın lisans ve teknoloji transfer anlaşması ile üretimi başka ülkeler ile paylaşarak küresel aşı tedarikini rahatlattığını ve tümüyle bir muafiyete ihtiyaç olmadığını belirtiyor.

Sonuç
Salgının yüksek sesle dillendirilen mottosu: “Herkes güvende olmadan kimse güvende değil.” Herkesi hastalıktan korumanın bilinen ve var olan en etkili yolu ise aşılama. Aşıya erişimin ülkeler arasında adil olarak gerçekleşmesi adına aşıdaki fikri mülkiyet haklarının kaldırılması çağrılarına ABD yönetiminin destek vermesi konuyu yeniden gündeme getirdi. Bu açıklama sonrasında özellikle Avrupa Birliği ülkelerinin, Birleşik Krallık’ın ve nihayet Dünya Ticaret Örgütü’nün ne şekilde adım atacağı merak konusu. Aşı üreticisi şirketler bu tartışmalarda tutarlı itirazlarını dile getirse de ortak temennimiz aşıları adil bir şekilde tüm insanlara ulaştırabilecek bir çözüme en kısa sürede ulaşılması.