Kerem Renda

Kerem Renda, lisans eğitimini 2014 yılında Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümünde tamamladı. Ardından Koç Üniversitesi Karşılaştırmalı Tarih ve Toplum Çalışmaları programında yüksek lisans yaptı. Sığınmacılar ve mülteciler odaklı ulusal ve uluslarası sivil toplum kuruluşlarında çalıştı. Şu an uluslararası bir organizasyonda nüfus, toplumsal cinsiyet, gençlik ve cinsel sağlık ve üreme sağlığı alanlarında çalışıyor.

YAZI SAYISI

15 yazı

SOSYAL MEDYA

Son Yazıları

100 Yıllık Bir Mesele: İsrail-Filistin

1967 yılından sonra İsrail Kudüs’teki belediye sınırlarını genişletti; şu an on binlerce kişiye ev sahipliği yapan, ülke vatandaşları için yerleşim alanları kurmaya başladı. İsrail’in kurduğu yerleşimler Filistinli Arapların yaşadığı mahalle alanlarını azaltırken, bu mahallelerin gelişmesine ve genişlemesine de engel oluyor. Filistinliler tarafından işgal altındaki topraklar olarak tanımlanan Doğu Kudüs’te bugün yaklaşık 220 bin İsrailli Yahudi yaşıyor. Doğu Kudüs’ün 350 binlik Filistinli nüfusu ise aşırı kalabalık ve yaşam alanları sınırlı mahallelerde ikamet ediyor. 

İkinci Dalganın Altında Kalan Bir Ülke: Hindistan

Hindistan pandeminin başladığı günden bugüne tüm dünyanın gördüğü en kaotik salgın sürecini yaşıyor. Öyle ki, Hindistan’da 1 Nisan’da günlük vaka sayısı 81 bin kişiyken, 5 Mayıs’ta günlük vaka sayısı 400 binin üzerine fırladı. Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamasına göre, geçtiğimiz hafta Hindistan’da pozitif vakaların tüm dünyadaki pozitif vakaların yarısına, ölümler ise dünyadaki tüm COVID-19 sebepli ölümlerin çeyreğine denk düşüyor.
Fotoğraf: Pete Walls

1. Yılının Sonunda Sayılarla Covid-19

Dünya Sağlık Örgütü 31 Aralık 2019 tarihinde Çin’in Wuhan şehrinde sebebi bilinmeyen zatürre vakalarına dair Çin otoriteleri tarafından bilgilendirildi. 7 Ocak 2020 tarihinde Çin bu vakaların yeni tür bir korona virüsü olduğunu açıkladı ve o günden beri Covid-19 önce bölgesel, sonrasında ise küresel ölçekte gündemini koruyor.

Tüm Yazıları

“Türkiye’ye geldim, çünkü İstanbul’u ziyaret etmek çocukluk hayalimdi. Sürekli İstanbul’un fotoğraflarına bakıyor ve hayaller kuruyordum. O zamanlar İstanbul’a bu şartlarda geleceğimi düşünmüyordum.”
Salgını olabildiğince hızlı sonlandırmanın önündeki en gerçekçi yöntem aşılama. Bu anlamda virüse karşı etkisi ispatlanan aşıların tüm dünya vatandaşlarına ulaştırılması ve ayrım gözetilmeksizin uygulanması gerekiyor.
Dünya Ekonomi Forumu’nun yayımladığı bir rapora göre 2100 yılı itibariyle bugün şehir olarak bildiğimiz birçok alan sular altında kalacak.
İş hayatında insan zekası yapay zeka tarafından alt edilmek üzere mi?