Öneriler

🗳️ Erken seçim çağrısı, Filistin-İsrail, turizm tanıtım videosu

Türkiye'de bugün birçok önemli gündem vardı. Muhalefet, erken seçim çağrısı yaptı. Turizm Bakanlığı'nın tanıtım videosu ise gündemi değiştirdi.

⚽️ Şampiyonlar Ligi finali, Sedat Peker, Filistin-İsrail

Bugün Şampiyonlar Ligi Türkiye'den alındı ve Portekiz'e verildi. Sedat Peker ise yeni bir video paylaştı. İyi okumalar!

💉 Sinovac izni, İsrail protestoları, Amazon

Türkiye'de aşı tedariki ile ilgili gelişmeler devam ederken, tüm dünyanın gündemi Filistin-İsrail arasında yaşananlar. İyi okumalar!

💂 Gazze, İkizdere, Şampiyonlar Ligi finali

İsrail'in Gazze şeridine saldırıları devam ediyor. Türkiye GP iptal edildi, Şampiyonlar Ligi finali de yeniden Türkiye'den alınabilir. İyi okumalar!

🍖 Beslenme özel

Novus Yeşil'de bu haftanın gündemi beslenme. Böcek diyetleri ve et tüketimini "Yeşil" açısından inceliyoruz. İyi okumalar!

🗞️ Mescid-i Aksa, Sedat Peker, Kolombiya’da neler oluyor?

Türkiye'de ve dünyada gündem yoğun. Kudüs Mescid-i Aksa çevresindeki çatışmalar sürüyor, Kolombiya'daki eylemler ise henüz sonlanmadı. İyi okumalar!

💍 Büyük Gates boşanması, şirketlerin evlilikleri, Reebok

Novus İş Dünyası'nda bu hafta evlilik ve boşanma konularını iş dünyası çerçevesinden işliyoruz. Bill-Melinda Gates ayrılığının detayları belli oluyor.

📰 Soylu-İmamoğlu, aşıların mülkiyeti, ramazan ayında trafik kazaları

Türkiye'de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu arasındaki tartışma günün konusu oldu. İyi okumalar!

💉 Aşılamada son durum, Faruk Fatih Özer, Kolombiya

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, aşılamadaki son durumu paylaştı: Türkiye’de ikinci doz aşısını olan kişi sayısı 10 milyonu geçti. İyi okumalar!

🚀 Aykut Erdoğdu, üzerimize roket düşebilir, Hindistan

Bugün Türkiye’nin gündeminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aykut Erdoğdu’ya açtığı tazminat davası vardı. Dünyada ise gündem Hindistan. İyi okumalar!

⚽️ Avrupa Süper Lig Özel

Date

Avrupa futbolunun 12 süper gücü, Avrupa Süper Ligi’ni ilan etti. FIFA ve UEFA girişimi kınadı, ilerleyen saatlerde sosyal medyada tartışmalar çığ gibi büyüdü. Novus ise özel bir bültende gelişmeleri selamladı. 


DÜNDEN BUGÜNE YAŞANANLAR

Futbol dünyasının son 24 saati: Neler yaşandı?
Alperen Delibaş

“Futbol, Tanrı’ya ne yönüyle benzer? Hemen söyleyeyim: Birçok insanın ona inanmasıyla ve entelektüellerin ona kuşkuyla yaklaşmasıyla.”

-Eduardo Galeano, Gölgede ve Güneşte Futbol

“Futbol endüstriyelleşti, eski tadında değil, eskiden daha güzeldi, her şey makineleşti…” Bu sözleri uzun yıllardır futbolseverlerin çoğundan duyuyoruz. Her sezon beş büyük ligin üst klasman takımları ile Türkiye Süper Lig, Romanya, Sırbistan, İskoçya, Belçika, Hollanda gibi ülkelere hem finansal hem de sportif anlamda fark atıyordu.

On yıllardır konuşulan “Avrupa Süper Ligi” projesi ise dün resmen hayata geçti. Son iki yılda iyiden iyiye dile getirilen oluşum, Avrupa’nın en iyi 15 takımını bir çatı altında topladı. Yani, ekonomi, taraftar, saha içi, pazarlama, sosyal medya konularında dünyanın diğer takımlarından üstün olan 12 ekip kendi platformlarını kurdu. 

Tablo net. Avrupa’nın en zengin 20 takımından 11’i artık “bağımsız” olmak istiyor. Avrupa futbolu endüstrisinin %77’si beş büyük ligde. %77’nin %30’u da Premier Lig takımları. Bu pastanın çoğuna sahip olan ekipler, artık gelirleri diğerleri ile paylaşmak istemiyor.

İşin ilginçleşmesinin ardında; ABD yatırım bankası JB Morgan’dan destek alan bu ekiplerin NBA tarzı bir sistem kurmak istemesi yatıyor.

Burada oyun zevkini, kültürü umursamayan takımların oyunculara ne gibi haklar tanıyacağı ise büyük muallak. Çünkü bültenin yayımlandığı dakikaya kadar futbolcular hakkında bir açıklama yapılmadı. Avrupa Süper Lig’de forma giyenlerin, UEFA organizasyonlarına nasıl geçiş yapacağı büyük bir soru işareti. Aynı zamanda “savaş” sırasında düzenlenecek EURO 2020, Dünya Kupası’nın da hangi koşullar altında düzenleneceği belirsiz.

Kim bu takımlar?
Birleşik Krallık’tan Arsenal, Chelsea, Manchester City, Manchester United, Tottenham, Liverpool; İspanya’dan Barcelona, Real Madrid, Atletico Madrid; İtalya’dan da Inter, Milan ve Juventus Avrupa Süper Ligi’nin kurucu takımları.

Ligin başkanı ise Real Madrid’in başındaki Florentino Perez. Yardımcısı Juventus Başkanı Agnelli, en büyük destekçileri Chelsea’nin milyarder sahibi Roman Abramovic… Burada durmak gerekiyor. Zira, bugün Birleşik Krallık’ta tüm gazeteler toplu bir şekilde “anlaşmaya” tepki gösterdi. Tepki gösterdikleri nokta ise kulüplerin sahipleri ve ortak noktaları.

Tepkiler
Daily Mail, “Büyük altılı” olarak adlandırılan takımların girişimini, “Utanmaz altılı” olarak nitelendirdi ve Avrupa Süper Ligi’nin tamamen para üzerine kurulmuş bir sistem olduğunu belirtti.

Kaynak: Daily Mail

Tüm bunlar olurken, Twitter anasayfasında göz gezdirdiğimizde büyük çoğunluğun projeye karşı çıktığını görebiliyoruz. 

Yine Birleşik Krallık’ta yorumculuk yapan Gary Neville, “Ben bir Manchester United taraftarıyım ve ömrümüm 40 senesi böyle geçti. Ancak şu an iğreniyorum! Kesinlikle iğreniyorum! En çok da Manchester United ve Liverpool’dan iğreniyorum. Liverpool, ‘Asla Yalnız Yürümeyeceksin’ diyor, taraftarların kulübüymüş gibi davranıyor. Halkın kulübü öyle mi? Manchester United 100 yıl önce işçiler tarafından kuruldu ancak şimdi herhangi bir rekabete girmeden, asla düşemeyecekleri bir lige zorla dahil oluyorlar.” açıklamasını yaptı.

Jamie Carragher da projenin “saçmalık” olduğunu söyledi.

Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson, “Bunu durdurmak için elimizden geleni yapacağız” dedi.   

Futbolculardan da ardı ardına açıklamalar geldi. Paris Saint Germain’in orta sahası Ander Herrera, “akımımın en iyilerle oynama hayaliyle futbola aşık oldum. Eğer Süper Lig yürürlüğe girerse bu hayaller son bulacak. Bu yüzden buna sessiz kalamam. Gelişmiş Şampiyonlar Ligi’ne inanıyor ama zenginlerin, insanların yarattığı en güzel oyunu çalmasına inanmıyorum.” ifadesini kullandı. Mesut Özil, Lukas Podolski, Ian Wright ve daha birçok isim de tepkilerini gizlemedi. 

İtalya ve İspanya’da ise sessizlik hakim. La Gazzetta dello Sport yazarı Michele Serra, Inter Başkan Yardımcısı Javier Zanetti’ye açık bir mektup yazdı: Lütfen bu hatadan geri dönün. 

Ligde Almanya’dan ve Fransa’dan hiçbir kulüp bulunmuyor ve Almanya’nın iki büyük ekibi, Borussia Dortmund ile Bayern Münih kendilerine gelen teklifi reddettiklerini açıkladı. 

Fransa Futbol Federasyonu da projeye kesinlikle karşı olduklarını belirtti. Ancak Paris Saint Germain’den resmi bir açıklama gelmedi. 

UEFA Başkanı Alexander Ceferin, 15 kulüpte forma giyen oyuncuların Dünya Kupası ile Avrupa Şampiyonası’nda forma giyemeyeceğini söyledi. 

…Ve son olarak, yazı biterken okuyacağınız açıklamaları destekleyecek şu iki gelişme yaşandı:

  • Avrupa Süper Ligi’ni protesto etmek için oyuncularını antrenmana çıkarmayan Tottenham Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun görevine son verildi.
  • Florentino Perez, “Eğer Dünya Kupası’na katılmamıza izin vermezlerse, kendi kupamızı kurarız” dedi. 

Son gelişmeler
Aşağıda Sinan Lahur’un kaleminden konunun hukuki boyutunu okuyacaksınız. Sportif boyutunda ise bir günde olandan daha büyük hamleler veya gelişmeler olmayacak gibi. Başbakanlar tepki gösteriyor, hükûmetler “hatadan dönün” diyor. Ama kulüpler ilk etapta tüm bu açıklamalara cevap vermeyecek gibi. Zaten hali hazırda büyük tartışmalara konu olan futbol dünyasındaki büyük paraların çoğu, 15 takımın kasasına giriyor ve bu kasayı artık kendi kendilerine büyütmek isteyenler ise yeni bir sistem kuruyor. Küçük kulüplerin izleyeceği yol, küçük liglerin yapacağı açıklamalar,  taraftarların topyekün vereceği tepkiler, kalburüstü ekiplerin yaklaşımları işleri bir nebze değiştirebilir ancak bunu düşünürken Florentino Perez’in ve Manchester United Eş Başkanı Joel Glazer’in açıklamalarındaki küçük detayları da görmek gerekiyor.

“Futbol, ​​dört milyardan fazla taraftarı olan dünyadaki tek küresel spor ve büyük kulüpler olarak bizim sorumluluğumuz taraftarların isteklerine cevap vermektir.”

“Sezon boyunca dünyanın en büyük kulüplerini ve oyuncularını bir araya getirecek Süper Lig; Avrupa futbolu için yeni bir sayfa açacak, dünya çapında rekabet ve tesisler sağlayacak ve daha geniş futbol piramidi için daha fazla mali destek sağlayacak.”


HUKUK

Ye-ter Sepp Blatter ye-ter!
Sinan Lahur

Kaynak: Business Insider

Avrupa’nın en büyüklerinden olan 12 futbol kulübü, 18 Nisan Pazar günü yaptıkları açıklamada, kendi aralarında Avrupa Süper Ligi’ni kurduklarını açıkladı. Kurucular arasında İngiltere, İtalya ve İspanya’nın en büyük futbol kulüpleri yer alıyor. 

Maçların seyircisiz oynandığı, VAR’ın futbolda koca bir yara açmış ve Galatasaray’ın şampiyonluk yarışının gerisinde kalmış olması artık futbol namına bendenize tat vermiyor. Beşiktaşlı dostlarım ise otuz iki diş. Bütün bunlar ışığında son birkaç yıldır iyice tartışılan Avrupa Süper Ligi hususu ise yeniden gündeme geldi. Beraberinde her zaman olduğu gibi, birçok rekabet hukuku problemini getirdi. Gelin hep beraber bakalım. 

Avrupa Süper Ligi
Milyar avroluk yayın haklarının ihaleleri, sponsorluk anlaşmaları, birkaç yüz milyon avroluk transferlerin artık doğal karşılandığı, turistik olarak sadece stadyum gezilerinin yapıldığı bir endüstri futbol. Hal böyle olunca, futbolun artık kültürel veya sportif bir yarışmadan öte devasa bir endüstri olduğu yadsınamayacak bir gerçek.

Dolayısıyla, büyüklerin pastadan pay alma yarışı da kızışıyor. Avrupa Süper Ligi’nin kurulması fikri aslında 90’ların sonuna kadar dayanıyor. 1998 senesinde konu gündeme gelince UEFA Şampiyonlar Ligi’nin yapısını değiştiriyor ve konu şimdilik kapanıyor. 2005 yılında Real Madrid’in başkanı Perez bu sefer konuyu gündeme taşıyor. 2016 ve 2018 senelerinde konu gündeme yeniden geliyor. Kulüplerin bu girişimlerinin yegane sebebi ise UEFA tarafından organize edilen Şampiyonlar Ligi’ne alternatif oluşturmak. 

Gündemde olan bu projeyi, Covid-19 pandemisinin artırdığı ifade ediliyordu. Planan lig ise, Avrupa’nın en büyük 20 kulübünün yer alacağı, gelirlerin paylaşılacağı ve ligden düşmenin veya çıkmanın olmayacağı bir model. Bu sene başında ise FIFA ve diğer altı futbol konfederasyonu böyle bir oluşuma izin vermeyeceklerini açıklamıştı. Girişim UEFA’yı korkutmuştu ki, Şampiyonlar Ligi’nde kural değişikliklerine gidilmesini teklif etmişti. Ancak, 18 Nisan Pazar günü yapılan açıklamaya göre aralarında Real Madrid, Barcelona, Manchester United ve Juventus gibi kendi liglerinin en köklü ve zengin takımlarının bulunduğu 12 futbol kulübü, Avrupa Süper Ligi’ni kurduğunu açıkladı. Kurulan ligde Almanya ve Fransa takımları ise bulunmuyor.

Avrupa Süper Ligi ve rekabet hukuku
Avrupa Birliği rekabet hukuku uyarınca, piyasada tekel durumunda bulunan teşebbüsün bu tekel halini kötüye kullanması yasak. Futbol yönünden ise FIFA’nın en tepede olduğu ve Avrupa futbolundan sorumlu UEFA’nın bir aşağıda olduğu piramit sistemi mevcut. UEFA’nın statüsünün 49. maddesi ise UEFA’nın, uluslararası müsabaka organize veya feshetme konusunda tek yetkili olduğunu ifade ediyor. Dolayısıyla, UEFA, Avrupa futbolunun organize edilmesi noktasında tekel pozisyonunda ve Avrupa Birliği Adalet Divanı da kararlarında bunu kabul ediyor. Bu durumda UEFA’nın, Avrupa Süper Ligi’ni reddetmesi ve yaptırımlar uygulaması halinde rekabet soruşturması ile karşılaşması mümkün. Bu soruşturmada ise UEFA’nın, Avrupa Süper Ligi’ni reddederek Avrupa futbolundaki  kamusal ve genel menfaati koruduğunu ispat etmesi gerekecek. Bunun dışındaki savunmaları ile kabul edilmeyecektir. 

Peki ya futbol kulüpleri?
Avrupa Birliği rekabet hukukunun tekeller haricinde başka bir ayağı da rakiplerin bir araya gelerek rekabeti sınırlaması. Avrupa’nın büyük futbol kulüplerinin rakip olduğu şüphesiz. Nitekim hepsinin amacı rakiplerine karşı avantajlı skorlar alıp kupa kazanmak bu sayede sponsorluk ve reklam başta olmak üzere gelirlerini artırmak. Bu açıdan bakıldığında Avrupa Süper Ligi uyarınca en büyük kulüpler kendi liglerini kuracaklar, gelirleri ortak paylaşacaklar ve diğer kulüpleri aralarına almayacaklar. Birkaç tane çimento şirketinin bir araya gelip aynı şeyi yapması rekabet hukuku ihlali iken, futbolda bunun olamayacağını düşünmek için herhangi bir sebep yok. İlaveten, kendi kurdukları “elit” ligde bulunarak gelirlerini katlayacak olan bu dev kulüplerin, dönüp kendi liglerinde artık kelimenin tam anlamıyla rakipsiz olacağı da şüphesiz. İş hem Avrupa Birliği hem de ulusal lig seviyesinde rekabet hukuku anlamında sorunlu.

Sonuç olarak
Avrupa futbolu bir karar vermek durumunda. Avrupa futbolunu yönetecek tekel UEFA mı olacak, yoksa büyük kulüpler mi tekelleşip futbola yön verecek? Peki ya biz futbol ilgilileri? Gittikçe endüstrileşen ve tekelleşen futbolumuza erişim için ödediğimiz ücretler yükselince 90 dakika Messi – Ronaldo izlemiş olmak bizi gerçekten tatmin edecek mi?