Öneriler

Covid-19: Yerel ekonomilerde ikinci dalga krizi

Yılın ilk yarısında etkisini fazlasıyla hissettiren koronavirüs pandemisi, geçtiğimiz yaz vaka sayıları bağlamında biraz olsun durağanlamıştı. Ancak son iki haftada Kıta Avrupası’nda yayımlanan vaka sayısında gözlemlenen artış soru işaretleri doğurdu…

Covid-19: Yerel ekonomilerde ikinci dalga krizi

Date

Yılın ilk yarısında etkisini fazlasıyla hissettiren koronavirüs pandemisi, geçtiğimiz yaz vaka sayıları bağlamında biraz olsun durağanlamıştı. Ancak son iki haftada Kıta Avrupası’nda yayımlanan vaka sayısında gözlemlenen artış soru işaretleri doğurdu… 

Ne olmuştu?
Avrupa genelinde ilkbahar döneminde uygulanan pandemi kısıtlamaları en çok yerel işletmeleri ve turizmle kalkınan ekonomileri etkilemişti. Yaz aylarında kısmi oranda toparlama sürecine giren yerel işletmeler durumunun olası bir ikinci dalgayla tekrar kötüleşmesine hazırlanıyor. Normalleşme dönemlerinde karantina sürelerini 7 ve 10 gün olarak kısıtlayan Fransa ve Birleşik Krallık’ın geçtiğimiz iki hafta boyunca günlük vaka sayıları 250 binin üzerinde seyretti. Mart ayında ülke genelinde karantina tecrübe eden İtalya ve İspanya’da ise yeni vaka sayıları günlük 200 binin üzerinde seyrediyor.

Pandeminin faturası:
Geçtiğimiz bahar Türkiye dahil pek çok ülkede uygulanan sokağa çıkma yasağı ve seyahat kısıtlamalarının ülke ekonomisinde yarattığı kriz hâlâ iyileştirilebilmiş değil. Financial Times’da yayımlanan Küresel Ekonomik İyileşme İzleyicisi raporuna göre pandemiden en çok etkilenen İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde toparlanma oranı hâlâ %50’nin altında seyrediyor. Sınırların geçişe kapanması ve uçuşların durdurulmasıyla oldukça ağır yara alan havacılık sektörünün gidişatı ise ilk dalgaya nispeten daha hafif geçebilir. Ancak ülke ekonomileri tekrar aynı önlem politikalarını kaldırabilecek vaziyette değil. Öte yandan ekonomisi eğitim ve turizme göbekten bağlı ülkeler, seyahat kısıtlamaları ve çevrim içi eğitime geçiş sebebiyle tekrar sıkıntı yaşamaya başladılar. Bir önceki kısıtlamalar neticesinde OECD ekonomilerinde %9,8’lik rekor bir daralma yaşandı. Bunu takiben hükümetlerin toparlanma amacıyla önlemleri hafifletmesi vaka sayılarına olumsuz yansımış olabilir. Şu sıralar işletmeleri korumak için kısıtlamalar yönünde aksiyon alan hükümetler de karantinasız bir çıkış kartı arıyor. 

Sektörler:
Avrupa’da ikinci dalgadan en çok etkilenmesi beklenen sektörler; hizmet, eğlence ve konaklama olarak karşımıza çıkıyor. İlk olarak büyük şehirlerde gece 12.00 ve sabah 05.00 arasında sokağa çıkma yasakları uygulanıyor. Bu kısıtlamaları;  kafe, restoran ve barların bazı ülkelerde kısmi bazı ülkelerde ise tamamen kapatılması takip ediyor. Virüsün en çok genç nüfus aracılığıyla yayılması tehdit unsuru olduğu için sosyal olarak bir araya gelme durumunun minimuma indirgenmesi gerekiyor. Dolayısıyla okullarda eğitim zorunlu olarak çevrim içi hâle dönüştürüldü ve sosyal toplanmalarda en fazla 4 kişi sınırlaması getirildi. Dünya Sağlık Örgütü’nün Avrupa Ofisi Başkası Hans Kluge, alınan önlemler için memnuniyetini belirtirken hayat kurtarmak için bu önlemlerin kesinlikle gerekli olduğunu söyledi. Ancak bu tür sınırlı önlemlerin mevcut vaka sayısını azaltmak ve küçük işletmeleri korumak için yeterli olup olmayacağı belirsizliğini koruyor.

Ne olabilir?
Pandeminin ilk dalgasında uygulanan sıkı önlemlerin toplumların psikolojisinde ağır bir etki bıraktığı aşikâr. Uzun süre evlerde kalmanın ardından yaz aylarında bir rahatlama etkisi fark edildi. Vakaların tekrar yükselmesiyle alınan caydırma politikalarının ne kadar etkili olacağı ise tartışılır. Avrupa restoran, kafe ve barlar birliği başkanı Jens Zimmer Christensen yaptığı açıklamada, “Restoranlar kapandığında insanlar korkar ve dışarı çıkmamaya başlarlar.” diyor. Küçük işletmeler için ikinci dalga krizini atlatabilmenin tek çaresi ise paket servisi kaslarını kuvvetlendirmek olabilir. Fakat mevcut korkunun etkisiyle talebin ne doğrultuda olacağı akıllarda hâlâ bir soru işareti.