ÖNERİLER

Ars Gratia Amazon

Amazon, Hollywood’un kült filmlerine imzasını atmış en büyük stüdyolarından birisi olan tarihi Metro Goldwyn Mayer’i (MGM) 9 milyar dolar karşılığında satın alacağını açıkladı. 

Mantık Evliliği: M&A

Evlilik denilince hepimizin aklına iki insan arasında kurulan evlilik geliyor. Ancak, iş dünyasında şirketlerin birleşme veya devralmaları da, nam-ı diğer mergers&acquisitons, evlilik olarak adlandırılıyor.

Ye-ter Sepp Blatter ye-ter!

Avrupa’nın en büyüklerinden olan 12 futbol kulübü, 18 Nisan Pazar günü yaptıkları açıklamada, kendi aralarında Avrupa Süper Ligi’ni kurduklarını açıkladı. Kurucular arasında İngiltere, İtalya ve İspanya’nın en büyük futbol kulüpleri yer alıyor. 

Varlık Fonları ve Norveç Örneği

Dünyanın en büyük varlık fonu Norveç Varlık Fonu, yenilenebilir enerjiye ilk yatırımını Danimarka merkezli Orsted şirketinden %50 hisse alarak yaptı.

Unilever’e Soğuk Yaz

Rekabet Kurulu, Unilever’e yönelik yürüttüğü soruşturmasını tamamladı ve şirkete toplamda 480 milyon lira idari para cezası kesti ve uyması gereken davranışları şart koştu.

Rekabet Kurulu’nun Çevrim içi Pazarlar Çıkarması

Rekabet Kurulu, çevrim içi reklamcılık sektörüne dair sektör incelemesi başlattığına dair kararı 6 Mart tarihinde web sitesinde duyurdu. Burada tespit edilecek rekabet sorunları ise Rekabet Kurulu’nun başka soruşturmalar açmasını tetikleyebilecek. Dijital pazarlara yönelik yapılacak kanuni düzenlemeler yönünden de Rekabet Kurulu sonuçlarının kuşkusuz büyük bir etkisi olacak.

Nestle: Su İmparatoru

Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek üreticilerinden biri olan Nestle, 17 Şubat 2021 tarihinde Kuzey Amerika’daki bazı su üretim tesislerini 4,3 milyar dolara sattığını açıkladı.

Bitcoin Kervanına Elon Musk da Katıldı

Elon Musk’un kurucu ve CEO’su olduğu Tesla, geçtiğimiz pazartesi günü ABD Sermaye Piyasası Kurulu’na 1,5 milyar dolar değerinde Bitcoin almak için başvurdu.

AstraZenaca ve Avrupa Birliği’nin Aşı Tedarik Problemi

Avrupa Birliği ile AstraZenaca arasındaki Covid-19 aşısı tedariki problemleri giderek büyüyor.

Kanada’nın Anlayacağı Dilden: Non!

Kanada merkezli Alimentation Couche-Tard’in, Fransa merkezli Carrefour SA şirketini devralması, Fransız Hükümeti’nin son dakikadaki reddi nedeniyle 17 milyar avro’luk işlemle sonlandı. 

Google tekeli ve antitröst davası

Date

ABD Adalet Bakanlığı, 20 Ekim 2020 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; Google’ın arama ve arama reklamcılığı sektörlerinde sahip olduğu tekel gücünün serbest rekabeti bozduğunu, tüketici tercihlerini kısıtladığını ve yeniliğin onun önüne geçtiğini iddia etti. Ayrıca Bakanlık, Google’ın açmış olduğu sorunlar için mahkemeden önlemler almasını istedi. Son yıllarda Google aramanızda birbiri ardından gelen reklamlar, promoted şeklinde arama sonuçlarının en tepesinde çıkarılan ürün veya hizmetler dikkatinizi çekti mi? Yeni aldığınız cihazlarınızda kendiliğinden Google Chrome ve diğer Google hizmetlerinin kurulu olduğunu fark ettiniz mi? Alternatiflerin size sunulmadığı hatta varlıklarından haberdar bile olmadığınızı düşünüyor musunuz? Eğer bu sorulara yanıtınız olumlu ise bu yazımız ilginizi çekecektir.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından sunulan dilekçede Google’ın eylemleri neticesinde mobil arama hizmetleri pazarını kontrol altında tuttuğu iddia ediliyor. Dilekçede Google’ın:

  • Rakip arama hizmetinin telefonlara indirilmesini engellediği
  • Arama hizmetlerini mobil cihazlarda (akıllı telefonlar, saatler, hoparlörler, televizyonlar ve hatta arabalarda) ön kurulum (pre-installation) olarak yer almasına zorladığı
  • Apple ile yaptığı uzun süreli sözleşmelerde Apple cihazlarında varsayılan arama motoru olarak yer aldığını
  • iOS’un aksine, Android’in cihaz üreticilerine bedava lisanslandığını ve bu sayede  Android işletim sistemine sahip telefonlara da arama hizmetini dikte edebildiği iddia ediliyor.

Görüldüğü üzere Google’ın faaliyetleri neticesinde arama motoru hizmeti vermek isteyen herhangi bir şirketin tüm faaliyet alanı kısıtlanabiliyor. Tüketicilerin ise Google dışında opsiyonları kalmayabiliyor ve alternatiflerin varlığından bile haberdar olamayabiliyorlar. Bu sayede Google hiçbir rekabetçi baskıdan etkilenmeden dilediği gibi piyasayı yönetebiliyor ve gelirini artıracak her atılımı gerçekleştirebiliyor. Bu sayede tüketicilere daha az reklamlı bir arama motoru hizmeti sunabilecek potansiyel bir şirket, Google’ın aksiyonları neticesinde karşımıza dahi çıkamıyor ve bizim aldığımız hizmetin de kalitesi Google tarafından belirlenebiliyor.

Ne olmuştu?
Aslında benzer antitröst iddiaları ilk önce Avrupa Birliği’nde ileri sürülmüştü. Avrupa Birliği Komisyonu’nun soruşturmaları sonucunda Google; arama motoru, arama motoru reklamcılığı ve Android işletim sistemi pazarlarındaki faaliyetlerinden ötürü toplamda 9 milyar avroya yakın para cezasına çarptırılmıştı. O dönemde AB’nin “klasik Avrupa sosyal devlet anlayışıyla” hareket ettiği düşünülüyordu. Hatta Brüksel’in bahis konusu cezaları, “ABD ve AB arasında dönen ticaret savaşları” sebebiyle politik bir ceza aracı olarak kullandığı da çok yazıldı. Vaşington cephesinde ise geçtiğimiz aylarda Apple, Google, Facebook ve Amazon’un CEO’ları, ABD Kongresi’ne görüntülü aramayla ifade vermişlerdi. Gerekçe ise ilgili şirket faaliyetlerinin rekabet hukuku bağlamındaki sonuçlarını kamuoyuna açık bir ortamda tartışmaktı. İfadelerinin ardından Kongre hazırladığı 450 sayfalık raporda, Big Tech’in tekel olduğunu ve yapısal anlamda şirketlerin bölünmesi gerektiğini ileri sürmüştü. ABD’de daha önce Standard Oil, AT&T ve Microsoft tekel gücü sebebiyle bölünmüştü.

Bakanlık ne istiyor? 
ABD Adalet Bakanlığı, dilekçesinde son olarak Google’ın eylemlerinin Sherman Yasası (ABD rekabet kanunu) kapsamında hukuka aykırı olduğunun hüküm altına alınmasını ve piyasadaki rekabetin etkin bir şekilde sağlanabilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını talep ediyor. Şayet ki bölünme gündeme gelirse Google, bünyesinde bulunan arama hizmetleriyle Android’in ayrılabilmesi tartışılacak. Serbest piyasa, girişimcilik ve teknoloji şirketlerinin büyümesine destek veren Vaşington’un böyle bir bölünmeyi talep etmesi, ABD tarihi ve politikası açısından tartışmaları da beraberinde getirecektir. Başkanlık seçimine iki hafta kala Alphabet’in sancak gemisinin akıbetini ilerleyen günlerde hep birlikte göreceğiz.