Öneriler

Uzay yolculuklarının emisyon faturası

İnsanlığın uzay keşfinin yoğunlaştığı ve uluslararası rekabetin sertleştiği bir dönemdeyiz. Tüm bunları ekranlarda canlı yayında izlerken aklımıza gelmeyen bir konu ise bu keşiflerin dünyada ne gibi etkilere yol açtığı ve sürdürülebilir olup olmadığı.

Havadaki karbonu doğrudan yakalayan bir teknoloji

Doğrudan Havadan Yakalama (ingilizce Direct Air Capture, DAC) havayı filtreleyerek içerisindeki karbondioksit gazını ayıran teknolojilere verilen bir isim. DAC’tan elde edilen CO2’nin yere gömülmesi, atmosferdeki karbonu doğrudan azalttığı için DAC, aynı zamanda bir negatif emisyon teknolojisidir. 

Elektrikli arabalar iklim dostu, peki ya pilleri?

Elektrikli araçlar (electric vehicles, EV), iklim krizi ve sürdürülebilir enerji denince akla ilk gelen teknolojilerdendir. Benzin veya dizelle çalışan araçların aksine EV’lerde elektrik motoru bulunur, fakat hibrit adı verilen modellerde içten yanmalı motorlar da yardımcı görev üstlenir. Bu yazıda temel EV türlerinin çalışma ilkelerini inceleyip Türkiye’den örnek modelleri sıralayacağız.

Türkiye’nin kuruyan geleceği

Peki, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşamamıza rağmen neden kuraklık baskısını üzerimizde hissediyoruz? Su kaynaklarımızı verimli kullanmak için doğru stratejiler geliştiriyor muyuz?

Havadaki karbonu doğrudan yakalayan bir teknoloji

Date

Doğrudan havadan yakalama (İng. Direct Air Capture, DAC) havayı filtreleyerek içerisindeki karbondioksit gazını ayıran teknolojilere verilen bir isim. Yakalanan CO2 gazı saf haliyle ham madde olarak satılabildiği gibi, (örneğin gazlı içeceklerin içine koymak için) sentetik yakıtların üretilmesinde de kullanılabilir. Bu şekilde havadan yakalanan karbonla üretilen dizelin veya benzinin, yakıldığında iklime kötü bir etkisi olmaz.

Öte yandan DAC sayesinde havadan yakalanan karbon yüksek basınçla sıvılaştırılıp belli bölgelerde yeraltındaki gözenekli kayaç tabakalarına gömülebilir. Yeraltındaki tuzlu su havzaları veya boşalmış petrol yatakları bunun için ideal yerlerdir. Buralarda yüzyıllarca hapsedilen CO2 zamanla kayaçlarla birleşerek karbonata dönüşür ve katılaşır. DAC’tan elde edilen CO2’nin yere gömülmesi, atmosferdeki karbonu doğrudan azalttığı için DAC, aynı zamanda bir negatif emisyon teknolojisidir.

  • Artılar: “Peki ağaçlar zaten bu işi yapmıyor mu?” diyebilirsiniz.  Haklısınız, yapıyorlar. Hatta bu yüzden DAC teknolojisi zaman zaman yapay ağaç olarak da adlandırılır. Fakat ağaçların biyolojik olarak tek görevi CO2 yakalamak olmadığı için aslında bu işte çok da verimli değiller. Havayı süzmeye odaklanan teknolojik tesisler kurmak, ağaçlara kıyasla daha az alan ve daha az su kullanarak aynı miktarda karbondioksiti yakalamayı sağlıyor. Ayrıca, ağaçlandırma iklimle ilişkili olarak her arazide mümkün değilken DAC tesislerini her yere yerleştirmek mümkün.
  • Eksiler: “Peki neden şu an her yerde DAC tesisleri yok?” derseniz, konu maliyete geliyor. Elimizdeki yakalama teknolojileri şu anda ekonomik olarak dezavantajlı durumda. Bunun birinci nedeni bu sistemlerin negatif emisyon oluşturmak haricinde sundukları bir ürün veya hizmet olmaması. Yani devletler yeterli teşvikleri vermediği sürece DAC için makul bir iş planı oluşturulamaz. İkinci sebep ise DAC teknolojisinin diğer NET’lere göre çok daha pahalı olması. CO2’nin atmosferdeki yoğunluğu sadece %0,04 olduğu için karbon molekülleri filtrelemek kimya mühendisliği açısından samanlıkta iğne aramaya benziyor. Bu yüzden DAC çok fazla enerji gerektiriyor.
  • Şirketler: Kanada merkezli girişim Carbon Engineering, görece olgun ve kimya sektöründe uzun yıllardır kullanılan süreçlerden oluşan bir DAC teknolojisi geliştirdi. Yakaladıkları karbonu hem yeraltına gömebiliyorlar hem de sentetik yakıt üretebiliyorlar. Öte yandan İsviçre merkezli Climeworks ve ABD merkezli girişim Global Thermostat daha yenilikçi DAC teknolojileri geliştiriyorlar. Her ne kadar bu üç startup DAC alanının önde gelen teknolojilerine sahip olsa da hala bir çok akademisyen daha ucuz ve verimli DAC teknolojileri üzerine çalışıyor.
  • Gelecek: Günümüzde DAC ile bir ton karbon yakalamanın bedeli 200 ile 1000 dolar arasında olmakla birlikte teknoloji geliştiricileri uzun vadede maliyeti 100 dolara kadar düşürebileceklerine inanıyorlar. Bu fiyatlar asla ağaçlandırma gibi basit ve ucuz doğal NET’lerle rekabet edemez; ancak ağaç dikmenin fiziksel ve verimlilik sınırları ve yangın gibi tehditler düşünüldüğünde DAC gibi mühendislik çözümlerine büyük ölçekte ihtiyacımız olacak.