ÖNERİLER

Bağlantıyı Koparma Hakkı – Yeni Nesil İnsan Hakları Serisi #1

Bağlantıyı koparma hakkı; en basit şekliyle, çalışanların iş saati dışındaki zamanlarda işten ve işle alakalı olan e-posta, telefon gibi iletişim araçlarından kopabilme hakkını ifade etmektedir.

Marmara Can Çekişiyor

Çevre felaketlerinin ardı arkası kesilmezken Marmara Denizi’nin yıllardır mücadele ettiği deniz salyası ya da bilimsel ismiyle “müsilaj”ın geçtiğimiz aylarda gözle görülür halinin ciddi boyutlara ulaşmasıyla alarm verildi.

İkizdere Mücadelesi

Rize İyidere Lojistik Limanı inşaatında kullanılmak üzere Rize’nin İkizdere ilçesinde açılmak istenen taş ocağı için 20 Mart 2021 tarihli Resmi Gazete’de, bölgede yer alan 17 adet taşınmazın acele kamulaştırılması için Cumhurbaşkanlığı kararı yayımlanmıştı. Kararın alınmasının ardından 21 Nisan tarihinde taş ocağı inşaatını yapacak olan Cengiz İnşaat’a ait iş makineleri bölgeye girince İkizdere halkı inşaatı durdurmak için mücadeleye başladı ve o günden beri bölgede inşaatın başlamaması için nöbet tutmaya devam ediyorlar.

Tam Kapanmada Alkol Yasakları: Ne Kadar Hukuki?

26 Nisan tarihinde gerçekleşen kabine toplantısı sonrası tam kapanma kararı alınması üzerine İçişleri Bakanlığı tam kapanma genelgesini yayınladı. Genelgede tam kapanma süresince açık olacak işletmelere...

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkış

20 Mart 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye’de uzun süredir tartışılmakta olan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve...

Ömer Faruk Gergerlioğlu’nın vekilliğinin düşürülmesi ve gözaltı kararı

17 Mart’ta hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliği, kararın TBMM’de okunmasının ardından düşürüldü. Milletvekilliğinin düşürülmesi kararı alındığından beri TBMM’den ayrılmayan Gergerlioğlu, 21 Mart sabahı gözaltına alındı.

HDP’nin kapatılması istemi

15-21 Mart haftası Türkiye için gündemin oldukça yoğun olduğu; politika, hukuk ve ekonomi alanlarının birbirine geçtiği ve gündeme oturan her olayın hukuksallığının tartışıldığı bir hafta oldu. 

Nedir Bu İstanbul Sözleşmesi?

İstanbul Sözleşmesi’nin ne olduğunu daha iyi anlayabilmek için belki de bu yazıya şu soruyla başlamak lazım: “İstanbul Sözleşmesi ne değildir?” 

İnsan Hakları Eylem Planı

Geçtiğimiz aylarda yazılarımızda yer verdiğimiz yargı reformu stratejisi kapsamında üç yargı paketinin hayata geçirildiğini açıklayarak detaylarını paylaşmıştık. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, geçtiğimiz hafta başında yapılan AK...

Sosyal Medya Yasası, Reklam Yasakları, Peki ya Sonra?

Geçtiğimiz hafta reklam yasağının yürürlüğe girmesiyle birlikte, artık Twitter, Periscope ve Pinterest isimli teknoloji şirketlerine reklam verilmesi, reklam verilebilmesi için sözleşme yapılması ve bu amaçla para transferi yapılması yasaklandı. Bu yasağın Türkiye’de özellikle sosyal medya şirketlerini kullanarak etkinliğini yürüten ve satışlarını artıran KOBİ’ler bakımından ciddi bir etkisi olacağı tartışmasız.

İkizdere Mücadelesi

Date

Rize İyidere Lojistik Limanı inşaatında kullanılmak üzere Rize’nin İkizdere ilçesinde açılmak istenen taş ocağı için 20 Mart 2021 tarihli Resmi Gazete’de, bölgede yer alan 17 adet taşınmazın acele kamulaştırılması için Cumhurbaşkanlığı kararı yayımlanmıştı. Kararın alınmasının ardından 21 Nisan tarihinde taş ocağı inşaatını yapacak olan Cengiz İnşaat’a ait iş makineleri bölgeye girince İkizdere halkı inşaatı durdurmak için mücadeleye başladı ve o günden beri bölgede inşaatın başlamaması için nöbet tutmaya devam ediyorlar.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Trabzon 11. Bölge Müdürlüğü, ilk olarak 19 Ocak 2021 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurarak Rize, İkizdere ilçesi, Cevizlik Köyü’nde 13,45 hektar orman alanı üzerine yapılmak istenen “Cevizlik Bazalt Taş Ocağı” projesini sunmuştu. Sunulan projenin incelenmesi üzerine ise; Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 21 Ocak’ta bu projeye ilişkin “ÇED Gerekli Değildir” kararı verdi. Daha sonra, 3 Mart 2021 tarihinde aynı proje için kapasite artışı başvurusu yapılarak ÇED alanı 37,02 hektara çıkarıldı.

Alınan kararlara ilişkin İkizdere halkının mücadelesi sürerken, şirkete yeni bir taşocağı açılması için izin verildiği ortaya çıktı. İkinci ocak izninin Gürdere Köyü mevkiinde olduğu belirtildi. İkinci ocak izni alınan bölge, Cevizlik Köyü’nün hemen ilerisinde ve yaşam alanı olan köylere daha yakın bir mesafede olan bir mevkii ve 23 hektarlık bir alanı kaplıyor. Bölgede açılması planlanan taş ocağı için hazırlanan üçüncü proje ise yine Cevizlik’teki Mermer Bazalt Taş Ocağı projesi.

ÇED Gerekli Değildir Kararı
Bölgede inşa edilmesi planlanan taş ocaklarının bölgenin doğal bitki örtüsünü bozacağı ve bölge halkının geçimini sağladığı tarım ve arıcılığı yok edeceği gerçeğinin yanı sıra, alınan kararların hukuki gerekçelerini incelemekte fayda var.

İlk olarak, ÇED gerekli değildir kararı, ÇED Yönetmeliği uyarınca “projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı”nı ifade etmektedir. Yine aynı Yönetmeliğin eki olan ÇED uygulanacak projeler listesi ise, “25 hektar ve üzeri arazi yüzeyinde (Kazı ve döküm alanı dahil) planlanan açık işletmeler” ÇED kararı alınması gereken madencilik projeleri arasında düzenlenmiştir.

Her ne kadar İkizdere’de yapılması planlanan taş ocağı için alınan izinler ilk bakışta Yönetmelik hükümleriyle uyumlu gözükse de inşaat yapılması planlanan toplam alan yaklaşık 100 hektarı oluşturmaktadır ve tek proje ile sunulsaydı ÇED “gereklidir” kararı çıkacak olan proje için yasanın arkasından dolanarak “ÇED gerekli değildir” kararı alınmıştır.

Alınan bu karar, bölgedeki evlerin su ve geçim kaynağı olan Eskenci Deresi’nin ortasında, pek çok tarımsal faaliyetin yürütüldüğü, önemli miktarda bal üretimi yapılan ve her türden orman ve sık orman ağacı ile dolu olan arazide yapılan projeyi ÇED sürecinden çıkarmıştır ve bölge halkı tarafından açık bir doğa katliamı olarak değerlendirilmektedir.