Öneriler

Kahveniz Nasıl Olsun?

Bir kafeye gittiğinizde sipariş ettiğiniz kahveyi damak tadınıza uymadığı için beğenmemiş olabilirsiniz. Peki sonrasında başka bir kafeye gittiğinizde önyargılı davranarak aynı kahveyi sipariş etmemeniz...

Ne Bu Kahve?

Novo’nun kahvenin tarihçesinden fincanınıza kadar ulaşan serüvenini konu alan kahve serisi ikinci yazısıyla sizlerle. Coffee Sapiens’ten Yiğithan’ın hazırladığı serinin ikinci yazısında bu kez kahvenin...

Kahvenin Keşfi: Tanrı Çobanı Kutsasın!

Kimisi için bir bağımlılık kimisi için buluşma bahanesi… Neredeyse her sokakta rahatlıkla erişilebilen ve belki de bu yazıyı okurken bile yudumladığınız kahvenin tarihçesine ne...

Kahvenin Keşfi: Tanrı Çobanı Kutsasın!

Date

Kimisi için bir bağımlılık kimisi için buluşma bahanesi… Neredeyse her sokakta rahatlıkla erişilebilen ve belki de bu yazıyı okurken bile yudumladığınız kahvenin tarihçesine ne kadar hakimsiniz?

Size kahvenin tarihçesinden fincanınıza kadar ulaşan, haftalar sürecek bir kahve rotası hazırladım. Serimizin ilk yazısında kahvenin tarihini konu alıyoruz. Rehberiniz Coffee Sapiens’ten Yiğithan, hazırsanız…

Evimizdeki birçok ürünün tarihçesine kolaylıkla ulaşabiliyoruz. Ancak konu gıda ürünleri özellikle kahve olunca bu konu zor ve karmaşık bir yöne doğru gidebiliyor. Geçtiğimiz dönemlerde, yüzyıllar öncesine dayandığını bildiğimiz kahvenin sınırlı kaynaklardan tahminler yürütülerek tarihçesi oluşturulmaya çalışıldı. Belki yeterince akıcı veya çekici bir hikayesi olmadığındandır, bu durum rivayetlerin oluşmasına ve onlara inanılmasının önüne maalesef geçemedi.

Kahve hakkında bilinen rivayetlerden biri 5. yüzyılda yaşayan Yemenli Omar’a aittir. Hikâyeye göre liman kenti Moka’da yaşayan Omar, ölüm hükmü sebebiyle şehir duvarlarının dışına terk edilmiştir. Açlıktan bitap düşen pratagonist, ormanda kahve ağaçlarına denk geliyor ve kahve kirazlarını yemeye başlıyor. Meyveden gerekli enerjiyi alan Omar daha şehre geri dönüyor. Rivayete göre kahramanımızın kahve meyvesini keşfetmesi bir lütuf olarak görülmüş ve affedilmiştir. Ardından Moka halkı kahveyi içecek olarak tüketmeye başlamıştır. 

Rivayetlerden bir diğeri ise kahvenin anavatanı sayılan Habeşistan’da, günümüzdeki adıyla Etiyopya’da geçmekte. Birçok kişinin gerçek benimsediği bu rivayet Çoban Kaldi’ye ait. Kaldi, bir gün keçilerini otlatmaya götürdüğünde bir kısmının kırmızı  meyveler yediğini ve yiyenlerin daha enerjik olduğunu gözlemlemiştir. Meyvelerden toplayıp yiyen Kaldi, kafeinin etkisini kendisinde de hızlı bir şekilde görmüştür. Sonrasında bu meyveyi kabilesinin önde gelenlerine götürmüş ve onlara da tattırmıştır.

Yazımı yazarken, keyifle okuduğum Anette Moldvaer’in Coffee Obsession ve Tristan Stephanson’un The Curious Barista’s Guide to Coffee kitaplarını temel aldığımı belirtmek isterim. Bu kitaplara göre rivayetlerin yanı sıra; araştırmalar, kahvenin ilk tüketiminin bundan yaklaşık 2.000 yıl önce yine Habeşistan’da gerçekleştiğini söylemekte. İlk tüketici olduğu söylenen ve Kaffa bölgesinin dağlıklarında yaşayan Oromo Kabilesi; kahve meyvesini, çekirdeğini ve yapraklarını içecek olarak değil yiyecek olarak tüketmiştir. Ekmeği andıran bu yiyeceğin tüketenlere geçici enerji desteği verdiği düşünülmüştür. Diğer yandan bazı araştırmalarda ise Oromo Kabilesi görmezden gelinmiştir. Nasıl keşfedildiği bilinmeksizin Habeşistan’ın batısındaki kahve ağaçlarının yerliler tarafından bölgenin doğusuna, Rift Vadisi’nin Yemen’e bakan kısmına taşındığını ve bu noktadan yayılmaya devam ettiğini savunulmuştur.

Rivayetlerle çelişmeyen ve araştırmaların ortak olmaya başladığı ilk nokta ise kahve ticaretinin yine ilk olarak Yemen’de yapıldığı. Kahve ticareti yapılırken halihazırda üretiminin de yapıldığı ve hatta dönemin sufilerinin gece boyu süren dualarda uyanık kalmak için kahve meyvesini çay şeklinde tükettikleri de bilinir. Nitekim bu durum Yemen’e keşfi meçhul kahvenin anavatanı olma sıfatını vermemiştir. Baharat Yolu üzerinde bulunan Yemen’in tutucu halkı kahve çekirdeğinin tohum olarak kullanılmasının engellenmesi için çekirdekleri kaynatarak satıyordu. 1500’lü yıllara kadar kahve, çay gibi tüketilirken; sonrasında kavrulup öğütülerek tüketilmeye başlandı. 1600’lü yıllara gelindiğinde ise söylenene göre bir Hollandalı ülkesine Yemen’den kahve fidesi götürmüştür. Hollanda, kolonilerinde kahve üretimi yapmaya başladıktan yıllar sonra Fransa’ya da kahve fidesi hediye etmiştir. Fransa da Hollanda gibi kolonilerinde kahve üretimi yapmaya başlamıştır ve kahve üretimi bu sayede birçok ülkeye yayılmıştır. Günümüzde ise ekvatoral bölgede onlarca ülke tarafından üretilen kahve, dünyada en fazla ticareti yapılan ikinci üründür.