ÖNERİLER

Kahramanın Sonsuz Yolculuğu

Evrensel olarak mitlerde, masallarda, rüyalarda ve filmlerde bulunan aşamaların ortak yapısal unsurları vardır. Joseph Campbell bu unsurları on iki aşamada incelediği bir teknikten bahseder: kahramanın sonsuz yolculuğu.

Kitleler Psikolojisi ve Siyasi Hipnoz

Siyasal iletişimde hipnoz, özellikle seçim ve referandum öncesi propaganda süreçlerinde önemli bir etkiye sahip yöntemler bütünü olarak düşünülebilir. Siyasi aktörler tarafından propaganda sürecinde sıklıkla kullanılan bu yöntemler, aslında hitap ettikleri kitlenin iradesini etki altına almanın en ilkel yolu olarak görülebilir.

Tam Kapanma Günleri ve Jonah Kompleksi Üzerine

Gerçekleştirilmemiş planlar, son ana bırakılmış işler, yarım kalmış eğitimler, bitirilmemiş kitaplar, izlenmemiş filmler ve henüz başına dahi oturulmamış çeşitli ev hobileri… Hayatımıza pandemi süreciyle birlikte giriş yapan sosyal izolasyon ve uzaktan çalışma kavramları, rutinlerimizi belki de hiç olmadığı kadar değiştirdi.

Reklam, Bilinçdışı ve Öyküleme

Bernays sonrası oluşan manipülasyon kültüründe reklamlar bilgilendirmeden ziyade ihtiyaç oluşturma ve güdüleme amacı ile hazırlanır oldu. Böylelikle ürüne veya hizmete dair teknik bilgiler arka plana atılmaya hatta reklamlara konu olmamaya başladı.

Kitleler Psikolojisi ve Siyasi Hipnoz

Date

“Organize kitleler, toplumların hayatında daima önemli bir rol oynamıştır fakat bu rol, hiçbir zaman bugünkü kadar önemli değildi. Fertlerin bilinçli faaliyetlerinin yerini, kitlelerin bilinçsiz eylemlerinin alması, içinde bulunduğumuz çağın en temel özelliklerinden biridir.” Bu ifade Asch deneyinden elli sekiz, günümüzden ise yüz yirmi altı yıl önce Gustave Le Bon tarafından 1895 yılında dile getirilmiş.

Kitleler
Le Bon, kitlenin kendisini oluşturan bireylerden çok farklı bir organizma meydana getirdiğini öne sürer. Bu Gestaltçı yaklaşımı şu ifadelerle ele alır: “Kitleyi yaratan bireyler kimler olursa olsun; yaşama biçimleri, meslekleri, karakterleri veya zekâları birbirine ister benzer, isterse ayrı olsun kitle haline gelmeleri onlara bir nevi kolektif bir ruh aşılar. Aşılanan bu ruh onları, her biri tek başına, ayrı ayrı bulundukları halde duyduklarından, düşündüklerinden ve yapacaklarından tamamıyla başka hissettirir. Bazı duygu ve düşünceler ancak kitle halindeki bireylerde kendini gösterir veya hatta eyleme dönüşür.”

Özgür İrade
Özgür irade; felsefeden sosyal psikolojiye, ceza hukukundan nöropazarlamaya insana dair hemen hemen her alanın en temel konularından biri. Son günlerde özellikle politika sahnesinin aktörleri bize eğlence dünyasının pabucunu dama atar nitelikte, seyir zevki yüksek bir gündem sunuyor. Biz de vatandaşlar olarak bu gösteri hakkında bir fikir sahibi olma ihtiyacı hissediyor ve çoğu zaman kendimizi taraf olurken buluyoruz. Peki, Le Bon’un öne sürdüğü, irademizin ehlileştirilip kontrol altına alınması durumu nasıl gerçekleşiyor?

Siyasal iletişimde hipnoz, özellikle seçim ve referandum öncesi propaganda süreçlerinde önemli bir etkiye sahip yöntemler bütünü olarak düşünülebilir. Siyasi aktörler tarafından propaganda sürecinde sıklıkla kullanılan bu yöntemler, aslında hitap ettikleri kitlenin iradesini etki altına almanın en ilkel yolu olarak görülebilir. Siyasi hipnoz teknikleri başlıca şunlardır:

Adımlama ve yönlendirme (Pacing and Leading):
Dr. Milton Ericson tarafından geliştirilen bir tür hipnoz tekniği. Bu teknik içerisinde iki unsur barındırır: inkâr edilemez gerçeklikte bir ifade ve aşılanmak istenen bir mesaj. Bu iki ifadenin aynı cümle içinde harmanlanmasından oluşan bu teknik, verilmek istenilen mesajı da inkâr edilemez gerçeklikteki ifade ile birlikte adımlayarak yönlendirmeyi içerir. Basit bir örnekle, “başkanınız olacağım” şeklindeki telkin edilmek istenen ifade “bu yüzden” bağlacı yardımıyla “burada duruyorum” şeklindeki bir adımlama cümlesi (inkâr edilemeyen gerçek) ile birleştirilerek “başkanınız olacağım bu yüzden burada duruyorum” şeklinde ifade edilir. Bu ifadenin defalarca tekrarlanması da bu tekniğin diğer bir önemli unsurudur.

Çıpa (Anchor)
Bu teknik gereği konuşulan konudan veya yöneltilen sorudan alakasız farklı bir konuya atlanır. Seçilen yeni konu, muhataplar açısından duygusal olarak çok daha yoğun bir konu olarak belirlenir. Bu şekilde konuşulmak istenmeyen konular ve cevaplamaktan kaçılan sorular aktörün üzerine yapışmamış olur. Örneğin bir televizyon programında usulsüzlük iddiaları kendisine yöneltilen bir siyasetçinin kendi geçmişine dair mağduriyet içeren duygusal bir detay paylaşması veya küresel açlık üzerine uzun bir monoloğa girmesi.

Sözlü Judo (Verbal Judo): Judo, tekniği gereği rakibin yaptığı hamleye başka bir hamle ile karşılık vermek yerine aynı hamleyi rakibe yöneltmeyi içeren bir dövüş sanatı olması sebebiyle bu yönteme ismini vermiştir. Kişinin kendisine karşı kullanılan bir ifadeye veya sunulan bir iddiaya itiraz etmek ya da karşı çıkmak yerine, olduğu gibi alıp niteliğini değiştirmesi, kendi yararına çevirerek kullanması olarak aktarılabilir. Örneğin, önceki dönem ABD Başkanı Trump, kendisi için söylenen “dırdırcı” ifadesini sözlü judo tekniğiyle şu şekilde kullanmıştır: “Dırdırcıyım! Dırdırcıyım! Dırdır etmeye de devam edeceğim. Ve de Amerika’yı yeniden harika bir hale getireceğim.” Sonuna eklenen cümle ile “dırdırcı” olumsuz anlamından böylece bir anda çıkarılmış olur.

Ekstra yavaş konuşma, saklı anlam kullanımı, tekrarlanan motifler, ekstra vurgulu konuşma, duygusal tansiyon gibi farklı teknikler de güncel siyasal iletişimde hipnoz unsurları şeklinde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bunlara ek olarak hipnoz uygulayabilmesi için aktörlerin gereksinim duyduğu üç temel unsur vardır: dinleyende beklenti oluşturma, kendine güven ve kararlılıkla desteklenmiş ritüel uygulama. Bu etmenler mevcutsa ve teknikler uygun bir şekilde izleniyorsa genellikle şu şekilde bir süreç ile karşı karşıya kalırız: Emir veya şok etkisiyle yanlış bir yönlendirme yaratılması, sonrasında meydana gelecek şaşkınlık ve ardından sunulan aşamalı bir rahatlatma ile birlikte bir piramit inşa eder gibi üst üste konulan telkinler…