ÖNERİLER

Plastiğin Yolculuğu

Dünyada her yıl 300 milyar ton plastik atık üretilmekte. Bu, yaklaşık 11 milyon adet Özgürlük Anıtının ağırlığına eşdeğer. Ancak tüm bu plastiğin sadece %10’dan az bir kısmı geri dönüştürülüyor. Ülkemizde ise geri dönüşüm kavramını toplumun yaklaşık üçte biri hiç duymamış. O zaman, geri dönüştürülmeyen plastiklere ne oluyor?

Türkiye’nin Plastik Çöp İthalatı

Eurostat’ın verilerine göre Türkiye, 2020’de Avrupa Birliği ülkeleri ve Birleşik Krallık’tan, önceki yıla göre %13 artışla, toplam 659 bin 960 ton plastik atık ithal etti. Son 16 yılda ise Türkiye’nin plastik atık ithalatı 196 kat artış gösterdi. Türkiye, 2020 yılında Avrupa’dan en çok plastik atık alan ülke olarak Avrupa’nın plastik atık ihracatının %28’ini karşıladı.

Karbondioksitten bir sektör: Carbon Tech

Daha önceki bir bültenimizde fosil yakıt kullanan fabrikalar, güç santralleri ve petrol rafinelerinin karbon salınımını azaltan karbon yakalama ve depolama teknolojilerini (İng: Carbon Capture, Utilization and Storage, CCS) incelemiştik. Öte yandan atmosferde hâlihazırda bulunan karbondioksit gazını (CO2) doğrudan havadan yakalama teknolojisi ile ayıklayıp sonsuza kadar yeraltına gömerek bertaraf da edebiliriz.

Plastiğin Yolculuğu

Date

Dünyada her yıl 300 milyar ton plastik atık üretilmekte. Bu, yaklaşık 11 milyon adet Özgürlük Anıtının ağırlığına eşdeğer. Ancak tüm bu plastiğin sadece %10’dan az bir kısmı geri dönüştürülüyor. Ülkemizde ise geri dönüşüm kavramını toplumun yaklaşık üçte biri hiç duymamış. O zaman, geri dönüştürülmeyen plastiklere ne oluyor?

Geleneksel atık yönetimine göre, ömrü biten plastikler ya toprağa gömülür ya da yakılır. Gömülen atıklar plastiğin çeşidine göre 20-500 yıl arası bir sürede parçalanarak toprağa ve denizlere karışır. Parçalanma sürecinde 5 milimetreden daha küçük hale gelen mikroplastikler ise içtiğimiz ve kullandığımız suya karışarak vücudumuza girer.

Kaynak: WWF Australia’dan uyarlanmıştır.

Öte yandan plastik atıkların yakılması, çöpü bertaraf etmenin yanı sıra sürdürülebilir elektrik ve ısı enerjisi de üreterek maliyetleri azaltabilir. Ancak, plastikler fosil yakıtların işlenmesiyle üretildikleri için yakıldığında karbon salınımına sebep olur. Ayrıca, plastik yakım tesislerinin karlı bir şekilde çalışabilmesi için devamlı bir çöp girdisi olmalıdır. Bunun için yakım şirketleri  plastik çöp ithalatına başvurmaktadır.

Birleşmiş Milletlere göre dünyada günümüze kadar üretilen tüm plastiklerin %79’u çöplüklerde biriktirildi ya da gömüldü, %12’si yakıldı, %9’u ise geri dönüştürüldü.

Peki neden plastik geri dönüşümün oranı bu kadar az?

Plastiğin türü geri dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğini belirler. Plastik üretiminin %90’ını ısınınca eriyen ve başka ürünler elde etmek için yeniden şekillendirilebilen termoplastikler oluşturur. Ancak termoplastiklerin tamamı geri dönüştürülemez. Bu plastikler 1’den 7’ye kadar derecelendirilir ve bu sayılar plastiğin cinsini ifade eder. Plastiğin derecesi yükseldikçe geri dönüştürülebilme oranı azalır. Geriye kalan %10’lu plastik ise, elektrik kablolarında, boru ve iplik yapımında kullanılan termoset denen plastiklerdir. Bu plastikler ısınınca erimez, çatlar ve kırılır. Bu sebeple de geri dönüştürülemez.

Kaynak: https://sifiratik.gov.tr/plastik-atik sitesinden uyarlanmıştır.

Geri dönüşümün az olmasının bir diğer sebebi de kontamine olan plastik atıkların geri dönüştürülememesidir. İçinde ya da üzerinde gıda kalıntıları bulunan atıkları geri dönüştürebilmek için geri dönüşüm şirketlerinin bu plastikleri temizlemesi gerekmektedir. Yüksek enerji gereksiniminden dolayı halihazırda maliyetli olan geri dönüşüm sürecine fazladan temizlik basamağının eklenmesi şirketlere pek cazip gelmemektedir. Artan maliyet sebebiyle yükselen geri dönüştürülmüş plastik fiyatı ise endüstriyel şirketleri ve tüketicileri geri dönüştürülmüş plastik satın almaktan uzaklaştırmaktadır. Bu yüzden, plastiklerin geri dönüşümüne katkı sağlayabilmemiz için kendi atıklarımızı temizledikten sonra ayrıştırmamız gerekir.

Fakat dünyadaki plastik atık miktarını azaltmanın en basit yolu plastik kullanmamaktır. Küresel plastik ekonomisini musluğu açık, dolu bir küvete benzetirsek, günümüzün sürdürülebilir plastik atık yönetimi bir çay kaşığı ile küveti boşaltmaya çalışmak gibidir. En azından musluğu kısabilirsek – yani yeni plastiklere talebi azaltırsak- küvetin taşmasını önleyip onu bir gün tamamen boşaltabiliriz.