Öneriler

İkinci Dalganın Altında Kalan Bir Ülke: Hindistan

Hindistan pandeminin başladığı günden bugüne tüm dünyanın gördüğü en kaotik salgın sürecini yaşıyor. Öyle ki, Hindistan’da 1 Nisan’da günlük vaka sayısı 81 bin kişiyken, 5 Mayıs’ta günlük vaka sayısı 400 binin üzerine fırladı. Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamasına göre, geçtiğimiz hafta Hindistan’da pozitif vakaların tüm dünyadaki pozitif vakaların yarısına, ölümler ise dünyadaki tüm COVID-19 sebepli ölümlerin çeyreğine denk düşüyor.

1. Yılının Sonunda Sayılarla Covid-19

Dünya Sağlık Örgütü 31 Aralık 2019 tarihinde Çin’in Wuhan şehrinde sebebi bilinmeyen zatürre vakalarına dair Çin otoriteleri tarafından bilgilendirildi. 7 Ocak 2020 tarihinde Çin bu vakaların yeni tür bir korona virüsü olduğunu açıkladı ve o günden beri Covid-19 önce bölgesel, sonrasında ise küresel ölçekte gündemini koruyor.

10. yılında sayılarla Suriye iç savaşı

Suriye’de barışçıl protestolarla başlayan, sonrasında hızla çeşitli grupların dahil olduğu bir iç savaşa ve ardından da devletlerin dahil olduğu büyük bir krize dönüşen olaylar...

LGBTİ+ Hareketi: Kısa Bir Bakış

Boğaziçi Direnişinin başlamasıyla LGBTİ+’lar bir kez daha ana akım medyanın gündemine girdi. Özellikle sosyal medyada doğru bilinen birtakım yanlışları düzeltmekte fayda var. LGBTİ+ bir insan değildir. LGBTİ+ bir örgüt değildir. LGBTİ+’lı diye bir söylem olamaz, çünkü bu söylem hiçbir kişiyi, hiçbir kurumu, hiçbir nesneyi işaret etmez. LGBTİ+, kabul edilsin ya da edilmesin, toplumda var olan belli bir sosyal grubu ifade eder.

Yatırımcı Vizesi: Kağıdı, Mührü Altın Vize

Covid-19 yurtdışı seyahatlerini özellikle salgının ilk birkaç ayında önemli ölçüde sekteye uğrattı. Halen daha yurtdışı seyahatleri pandemi öncesi yoğunluğuna dönebilmiş değil.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Göçmen Kadınlar

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin tam anlamıyla sağlanması noktasında devletler ve onları oluşturan toplumlar yeterince başarılı değil. Birleşmiş Milletler Kadınlar (UN Women) ajansının yayımladığı bir rapora göre, silahlı çatışma veya siyasi ayaklanma durumlarında toplumsal cinsiyete dayalı şiddet çok daha şiddetli formlara bürünerek özellikle kadınları ve kız çocuklarını daha da derinden etkiliyor.

Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Perspektifinden İklim Krizi

Women Deliver’ın Ocak 2021’de yayımladığı bir rapora göre, cinsel sağlık ve üreme sağlığı iklim krizinin sert ve olumsuz etkilerinden muaf değil. Kriz sebepli su kaynaklarının azalması temiz suya erişimi zorlaştırıyor. Böyle bir dönemde temiz suya erişimin olmayışı ve hamilelik kaynaklı dehidrasyon hormonların düzensiz çalışmasına, erken doğumlara, düşüklere ya da ölü doğumlara sebep oluyor.

Şehir, Göç ve Sürdürülebilirlik

Yaşadığımız zamanları göç ve göçmenler çağı olarak tanımlamak çok da yanlış olmayacaktır. Gerek ekonomik gerek siyasi ya da toplumsal pek çok sebepten ötürü kişiler bulundukları ülke içinde ya da başka ülkelere göç ederek daha iyi bir hayatın peşinde koşuyorlar. Birleşmiş Milletler’in sunduğu verilere göre dünyada şu an 1 milyar göçmen var.

Clubhouse: Büyük Bir Ev Partisi

Bu yeni uygulama sosyal medyadaki siyasi, toplumsal tartışmaları ve/veya gündelik sohbetleri farklı bir boyuta taşıyor. Özellikle göz önünde olan kişilerin farklı mecralarda ilmek ilmek oluşturduğu sosyal medya karakterleri ağızlarından çıkan tek bir kelimeyle bozulabiliyor.

Covid-19 Aşı Planı: Halk Sağlığı ve Suriyeli Sığınmacılar

Toplumdaki dezavantajlı gruplar arasında bulunan sığınmacıların aşı planlamasına dahil edilmesi, pandeminin bitirilmesi ve halk sağlığının güvence altına alınması açısından büyük bir önem teşkil ediyor.

Ulus-aşılamacılık: Bir Sana Üç Bana

Date

İyi dilekler ve umutlarla girdiğimiz 2020, benzerini çoğunlukla Hollywood filmlerinde gördüğümüz kimsesiz sokakları, panik alışverişlerini, uzun market kuyruklarını ve büyük bir psikolojik yükü beraberinde getirdi. 2021’e de tekrar iyi dilek ve umutlarla girmeye çalışıyoruz. Fakat tek bir dilek farkıyla: Lütfen hayat “normal”e dönsün! Gelecek yıl bu dileğimiz gerçekleşecek mi bilinmez. Üstelik hayatımız, ne kadar benzetsek de, bir Hollywood filmi değil –aşıyı bile Amerikalılar bulmadı– ve ne yazık ki spoiler verebilecek kimseyi tanımıyoruz. 

Geçtiğimiz haftalarda bilim insanları virüsün mutasyona uğradığını açıkladı. Bu aslında sürpriz değil. Virüslerin yayıldıkça mutasyona uğradığı ve ne kadar çok yayılırsa o kadar çok mutasyona uğrayacağı bir gerçek. Daha fazla mutasyonun engellenmesi ve hayatın “normal”e dönmesi için yapılması gereken, salgının bir an önce sonlandırılması; yani virüsün yayılımının durdurulması. Şu salgını olabildiğince hızlı sonlandırmanın önündeki en gerçekçi yöntem ise aşılama. Bu anlamda virüse karşı etkisi ispatlanan aşıların tüm dünya vatandaşlarına ulaştırılması ve ayrım gözetilmeksizin uygulanması gerekiyor. 

Aşıya erişim konusunda dünya ne durumda?
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres geçtiğimiz günlerde pandemiyi bitirmenin uluslararası işbirliğiyle gerçekleşebileceğini belirtti ve ulus-aşılamacı (vaccinationalist) bir yöntemin tehlikesine vurgu yaptı. Guterres açıklamasında ekonomik olarak güçlü pek çok devletin nüfuslarının üç katına yetebilecek kadar aşı stoğu yaptığını bildirdi. BM Genel Sekreteri’nin bu açıklamasını destekleyici bir açıklama da The People’s Vaccine Alliance isimli sağlık kuruluşundan geldi. Kuruluşa göre, önümüzdeki yıl gelişmekte olan 70 ülke, nüfuslarının ancak %10’unu aşılayabilecek.

Guterres’in ve sağlık kuruluşlarının uyarılarının dikkate alınmaması durumunda ekonomisi güçlü devletler tüm vatandaşlarını aşılayıp virüse karşı savaşı kazansalar bile bu geçici bir galibiyet olacaktır. Çünkü aşıya erişimi sınırlı olan ya da hiç olmayan devletlerin nüfuslarında virüs yayılmaya devam edecek, yayıldıkça mutasyona uğrayacak ve mutasyona uğradıkça da halihazırda bulunan aşılar virüse karşı etkilerini kaybedecektir. Mutasyonla başka bir hale bürünmüş virüs de önünde sonunda bir zamanlar aşılanmış nüfusa hücum edecektir. Ve sonra her şey sil baştan… İşte tüm bu tehlikeleri göz önünde bulundurarak Guterres, aşı stoğu yapan ülkelere aldıkları aşıların bir kısmını COVAX’a bağışlama çağrısında bulundu.

COVAX nedir?
COVAX, 2020’nin Nisan ayında Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Komisyonu ve Fransa Hükümeti’nin pandemiyle mücadele için başlattığı bir inisiyatif. COVAX’ın amacı; hükümetleri, küresel sağlık kuruluşlarını, bilim insanlarını, özel sektörü, sivil toplumu ve aşı üreticilerini bir araya getirerek virüse karşı geliştirilen yenilikçi tedavileri ve üretilen aşıları herkes için erişilebilir hale getirmek. Ekonomisi güçlü devletler aşı üreticileriyle ikili anlaşmalar sonuca aşıya ulaşabilirken ekonomisi zayıf devletlerin bu anlaşmalara aktarabilecekleri kaynaklarının olmaması COVAX’ın devreye girdiği nokta. Bu devletlere COVAX’ın aşı sağlamasıyla virüsten korunmanın herkes için ulaşılabilir olması hedefleniyor.

Ulus-aşılama yerine ulusaşırı aşılama
Pandeminin bencil bir stokçulukla bitirilemeyeceği ortada. Üstelik virüsün kendisi de yeryüzünden tamamen silinmedikçe mutasyonlar geçirip daha tehlikeli bir hale gelebileceğinin ilk sinyalini verdi. Ekonomik olarak avantajlı devletler, dezavantajlı devletlerin vatandaşları da korunmadığı sürece kendi vatandaşlarını koruyamazlar. Korumaya çalışsalar ve bunda başarılı olsalar dahi bu geçici bir başarı olacaktır. Bu durumda, Yeni Zelanda tüm ülkelere örnek teşkil etmeli. Ülkenin başbakanı Jacinda Arden, talep edilmesi halinde ellerinde kalan fazla aşıların komşu ülkelere herhangi bir ücret talep edilmeksizin gönderileceğini açıkladı. Virüse karşı zafer de zaten bu tür işbirlikleri ile kazanılacaktır.