Öneriler

10. yılında sayılarla Suriye iç savaşı

Suriye’de barışçıl protestolarla başlayan, sonrasında hızla çeşitli grupların dahil olduğu bir iç savaşa ve ardından da devletlerin dahil olduğu büyük bir krize dönüşen olaylar...

LGBTİ+ Hareketi: Kısa Bir Bakış

Boğaziçi Direnişinin başlamasıyla LGBTİ+’lar bir kez daha ana akım medyanın gündemine girdi. Özellikle sosyal medyada doğru bilinen birtakım yanlışları düzeltmekte fayda var. LGBTİ+ bir insan değildir. LGBTİ+ bir örgüt değildir. LGBTİ+’lı diye bir söylem olamaz, çünkü bu söylem hiçbir kişiyi, hiçbir kurumu, hiçbir nesneyi işaret etmez. LGBTİ+, kabul edilsin ya da edilmesin, toplumda var olan belli bir sosyal grubu ifade eder.

Yatırımcı Vizesi: Kağıdı, Mührü Altın Vize

Covid-19 yurtdışı seyahatlerini özellikle salgının ilk birkaç ayında önemli ölçüde sekteye uğrattı. Halen daha yurtdışı seyahatleri pandemi öncesi yoğunluğuna dönebilmiş değil.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Göçmen Kadınlar

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin tam anlamıyla sağlanması noktasında devletler ve onları oluşturan toplumlar yeterince başarılı değil. Birleşmiş Milletler Kadınlar (UN Women) ajansının yayımladığı bir rapora göre, silahlı çatışma veya siyasi ayaklanma durumlarında toplumsal cinsiyete dayalı şiddet çok daha şiddetli formlara bürünerek özellikle kadınları ve kız çocuklarını daha da derinden etkiliyor.

Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Perspektifinden İklim Krizi

Women Deliver’ın Ocak 2021’de yayımladığı bir rapora göre, cinsel sağlık ve üreme sağlığı iklim krizinin sert ve olumsuz etkilerinden muaf değil. Kriz sebepli su kaynaklarının azalması temiz suya erişimi zorlaştırıyor. Böyle bir dönemde temiz suya erişimin olmayışı ve hamilelik kaynaklı dehidrasyon hormonların düzensiz çalışmasına, erken doğumlara, düşüklere ya da ölü doğumlara sebep oluyor.

Şehir, Göç ve Sürdürülebilirlik

Yaşadığımız zamanları göç ve göçmenler çağı olarak tanımlamak çok da yanlış olmayacaktır. Gerek ekonomik gerek siyasi ya da toplumsal pek çok sebepten ötürü kişiler bulundukları ülke içinde ya da başka ülkelere göç ederek daha iyi bir hayatın peşinde koşuyorlar. Birleşmiş Milletler’in sunduğu verilere göre dünyada şu an 1 milyar göçmen var.

Clubhouse: Büyük Bir Ev Partisi

Bu yeni uygulama sosyal medyadaki siyasi, toplumsal tartışmaları ve/veya gündelik sohbetleri farklı bir boyuta taşıyor. Özellikle göz önünde olan kişilerin farklı mecralarda ilmek ilmek oluşturduğu sosyal medya karakterleri ağızlarından çıkan tek bir kelimeyle bozulabiliyor.

Covid-19 Aşı Planı: Halk Sağlığı ve Suriyeli Sığınmacılar

Toplumdaki dezavantajlı gruplar arasında bulunan sığınmacıların aşı planlamasına dahil edilmesi, pandeminin bitirilmesi ve halk sağlığının güvence altına alınması açısından büyük bir önem teşkil ediyor.

Yapay Zeka, Gerçek Eşitsizlik: Kaybolan Meslekler

İş hayatında insan zekası yapay zeka tarafından alt edilmek üzere mi?

İklim Krizi: Güzel Havalar ve Batan Şehirler

Dünya Ekonomi Forumu’nun yayımladığı bir rapora göre 2100 yılı itibariyle bugün şehir olarak bildiğimiz birçok alan sular altında kalacak.

Yatırımcı Vizesi: Kağıdı, Mührü Altın Vize

Date

Covid-19 yurtdışı seyahatlerini özellikle salgının ilk birkaç ayında önemli ölçüde sekteye uğrattı. Halen daha yurtdışı seyahatleri pandemi öncesi yoğunluğuna dönebilmiş değil. Üstelik devletler de turistik vize ve öğrenci vizesi işlemlerini olabildiğince yavaşlattı ve özellikle yurtdışına eğitim için gidecek öğrenciler bu durumdan en çok etkilenen kişiler arasında. Ancak yine de, böylesi bir durumda dahi, golden passport/visa ya da Türkçe haliyle altın pasaport/vize değerinden ve talep yoğunluğundan hiçbir şey kaybetmediği gibi altın pasaport/vizeye olan istek daha da arttı.

Altın Vize Nedir?
Yatırımcı vizesi olarak da anılan altın vize ya da golden visa bir oturum ya da vatandaşlık edinme programının adıdır ve bu programa başvuran AB vatandaşı olmayan ülkelerin yurttaşları AB ülkelerinin çifte vatandaşlık haklarından faydalanabiliyorlar. Altın vize programına katılabilmek için ise oturum ya da vatandaşlık talep edilen ülkeden gayrimenkul satın alımı ya da yatırım gerçekleştirmek gerekiyor. Ayrıca bu kişilerin paranın kaynağını mutlaka gösterebiliyor olmaları ve halihazırda vatandaşı oldukları ülkede suç ile ilgili bir alanda soruşturulmamış ya da herhangi bir suça karışmamış olması da gerekiyor. Eğer her şey yolunda giderse kişiler önce süresiz oturma iznine ve sonrasında da vatandaşlık hakkına sahip oluyorlar. Yatırım yapmak için çeşitli ülkeler değişik minimum miktarlar belirlemiş durumdalar. Örneğin Portekiz gayrimenkul alımında minimum tutarı 500 bin avro olarak sabitlerken Yunanistan’da alt sınır 250 bin avro.

Her Zamankinden Daha Değerli
Geçtiğimiz günlerde Financial Times’ta çıkan bir yazıya göre altın vizeler her zamankinden daha değerli. Birleşik Krallık merkezli Henley & Partners şirketinden yetkililerin ifadesine göre yatırım yoluyla vatandaşlık ya da diğer adıyla altın vizelere günlük başvuru oranı 2021’in ilk üç ayında 2020’nin ilk altı ayına kıyasla %32’lik bir artış gösterdi. Yetkilere göre en dikkat çekici artış ise ABD vatandaşlarının %192’lik bir artışla altın vizeye en çok talep gösteren kişiler oluşu.

Türkiye, AB üyesi olmayan bir ülke olsa da, yatırım yoluyla vatandaşlık veren ülkeler arasında. Başka ülkelerin vatandaşları Türkiye merkezli bir bankaya 500 bin dolar aktarırsa ya da 250 bin dolarlık gayrimenkul satın alırsa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı için ilk adımı atmış oluyorlar. Bu yatırımları yapan kişiler post-Sovyet ülkelere ve Orta Asya ülkelerine vizesiz seyahat hakkı elde ederken, Financial Times’taki yazıya göre bu fırsattan en çok yararlananlar ise müslüman nüfusu yoğun ülkeler. Özellikle de Suriyeli ve Pakistanlı yatırımcılar.

Sonucunda
Pandemi gibi küresel ölçekte paniğin ve belirsizliğin hakim olduğu bir dönemde dahi yatırım yoluyla vatandaşlık programlarına olan talebin artışı aslında küreselleşmenin tam anlamıyla gerçekleşmediğini de gözler önüne sürüyor. Bir ülkenin vatandaşı olmak, çok da sürpriz olmayan şekilde, başka bir ülkenin vatandaşı olmaktan daha avantajlı ya da dezavantajlı olabilirken özellikle büyük kapitalleri elinde tutan vatandaşlar ticari ve ekonomik –ve elbette sosyal- aktivitelerini daha özgür ve rahat bir şekilde gerçekleştirebilmek adına başka avantajlı ülkelerin pasaportlarına ve vatandaşlıklarına ihtiyaç duyuyorlar.