Öneriler

Microsoft’tan Sağlık Sektöründe Güçlü Adım: Nuance

Microsoft, geçtiğimiz pazartesi 19,7 milyar dolar karşılığında Nuance'ı satın alarak LinkedIn'den sonraki en büyük alımını gerçekleştirdi.

Yeni Bir Yöneticimiz Var: Yazılımlar

Birçok şirket yazılımlara ve yapay zekâ tabanlı teknolojik çözümlere yatırım yapmaya başladı. Bu yazılımlar çalışanların mail hareketlerini takip etmekten tutun da gün içerisinde ziyaret ettiği siteleri kaydetmek, kimlerle daha çok etkileşim içerisinde olduğunu izlemek ya da kameralar aracılığıyla belirli aralıklarla görüntü alabilmek gibi bir birçok işlemi yapabiliyor ve bazıları bunu bir adım daha öteye götürerek bu işlemleri yorumlayarak çalışan performans skoru gibi değerlendirmeler de oluşturuyor.

Değişen İhtiyaçlar, Yeni Yöntemler: Agile ve Scrum

“Agile ve Scrum nedir?”, “Hangi ihtiyaca cevap vermesi beklenerek şirketler bu metodu benimsemeye çalışıyorlar?” sorularını sormakta ve bunlardan nasıl yararlanabileceğimizi düşünmekte fayda var.

Yeni Nesil Müşteri Hizmetleri: Chatbotlar

Chatbot nedir ve günümüze gelene kadar bu alanda ne gibi ürünler vardı, inceleyelim...

Tarih tekerrür ediyor: e-SIM’ler Türkiye’de

Teknolojik ürünleri incelediğimizde çoğunda ortak bir tarihsel gelişim ya da strateji görüyoruz: ürünlerin boyutları küçülüyor fakat yetkinlikleri artıyor. Aynı tarih e-SIM'ler ile şimdi SIM kartlarda da tekerrür ediyor.

Yeni Bir Yöneticimiz Var: Yazılımlar

Date

Milyonlarca çalışan yıl içerisinde yöneticileriyle birçok performans görüşmesine giriyor, hedeflerini belirliyor, sonunda da yöneticisinin gözlemlerinin büyük önem taşıdığı bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. Fakat neredeyse son 1 yıldır milyonlarca çalışan yöneticilerinin gözünden uzak ve evden çalışmaya başladı; yöneticiler/şirketler çalışanlarını iş yerlerinde gözlemleme olanağını kaybetti.

Bununla birlikte, birçok şirket yazılımlara ve yapay zekâ tabanlı teknolojik çözümlere yatırım yapmaya başladı. Bu yazılımlar çalışanların mail hareketlerini takip etmekten tutun da gün içerisinde ziyaret ettiği siteleri kaydetmek, kimlerle daha çok etkileşim içerisinde olduğunu izlemek ya da kameralar aracılığıyla belirli aralıklarla görüntü alabilmek gibi bir birçok işlemi yapabiliyor ve bazıları bunu bir adım daha öteye götürerek bu işlemleri yorumlayarak çalışan performans skoru gibi değerlendirmeler de oluşturuyor.

Peki şirketler bu yazılımlarla neyi hedefliyorlar?
Pandemi öncesi dönemde birçok şirkette tamamen ya da kısmi uzaktan çalışma, yöneticilerin çalışanları üzerinde kontrolünü kaybedeceği ya da çalışan verimliliklerinin düşeceği gibi endişelerle çok da sıcak bakılmayan bir çalışma yöntemiydi. Fakat pandemiyle birlikte uzaktan çalışma normalleşti ve araştırmalar bu çalışma şeklinin kalıcı olacağını söylüyor. Böyle bir durumda da biraz önce bahsettiğim endişeleri olan ya da çalışanlarıyla aralarında oluşan fiziksel boşluğu kapatmak isteyen firmalar çeşitli teknolojik çözümlerle bu boşluğu kapatmaya çalışıyor.

Şirketler bu çözümleri, gerektiğinde onlara tavsiyelerde bulunarak çalışanların hem verimliliğini hem de motivasyonlarını artırmak, şirketlerin gelecekteki liderlerini seçebilmek, yıllık çalışan değerlendirmelerini yapabilmek ya da kimi işten çıkarmaları gerektiğine karar vermek için kullanabilirler.

Tam bu noktada aklımıza “Bu yazılımlar her çalışma tipinde doğru bir değerlendirme yapabilir mi?”, “Çalışanların kişisel verilerine ve hayatlarına bu derece müdahale etmek ne kadar doğru?” ya da ” Çalışanları bu şekilde takip etmek gerçekten de motivasyon arttırıcı mı?” gibi sorular gelebilir. Bu sorulara henüz net yanıtlar olmasa da uygulamalara baktığımızda hem olumlu hem de olumsuz tarafları destekleyen örneklerle karşılaşabiliyoruz.

Her çalışma tipine uygun mu diye bakarsak, araştırmalar tekrar eden görevler yapan (çağrı merkezi çalışanları gibi) kişileri takip etmek için bu izleme sistemlerinin doğru sonuçlar verebileceğini fakat yaratıcı işlere yönelik çalışmalarda mail takip etme, klavye izleme gibi uygulamaların çok doğru sonuçlar elde edemeyeceği yönünde. Çalışanlarda nasıl etkileri olur konusunda ise birkaç örnek vermek istiyorum.

Örneğin Amazon depolarında, çalışanların fiziksel hareketlerini ve performanslarını takip etmek amacıyla kol bantları kullanılmaya başlanmış ve bir çalışan, verdiği röportajda bir süre sonra kendini robot gibi hissetmeye başladığından ve tuvalete gitmeye bile zaman bulamadığından bahsediyor. Diğer bir örnekse yine kol bantlarının kullanımıyla ilgili fakat bu defa amaç çalışanların iş performansını takip etmek yerine mental durumlarını takip etmek. Kol bandı basitçe 2 tuştan oluşuyor ve çalışanlardan beklenen şey, o anki modlarına göre tuşlara basmaları ve durumlarını bildirmeleri. Firmanın açıklamalarına göre başta anonim olarak başlanan bu uygulama, çalışanlar tarafından sevilip bilgilerini açıkça paylaştıkları bir uygulamaya dönüşmüş.

Son olarak da etik kısmına değinmek istiyorum. Konuya dair yapılan kritiklerde uzmanlar bu gibi bir teftişin uzun dönemde güvenilirliğe ve manevi değerlere zarar verebileceğini söylüyorlar. Çalışan hakları savunucuları ise kişisel bilgilerin paylaşılmasının yönetici ve çalışan arasında büyük bir dengesizlik yaratacağını; çalışanların çalışma motivasyonlarını artırmanın onlara güvenilir bir çalışma ortamı yaratarak da sağlanabileceğini savunuyorlar. Uzaktan çalışmanın kalıcı olacağının sinyallerinin geldiğini düşünürsek bu yeni çalışma düzeninin etik ve hukuksal düzenlemelerinin yapılması da kaçınılmaz olacaktır.